İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2185 Karar: 2026/1469 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2185 K.2026/1469

6. Ceza Dairesi 2024/2185 E. , 2026/1469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2516 E., 2023/3522 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2185 E. , 2026/1469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2516 E., 2023/3522 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2185 E. , 2026/1469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2516 E., 2023/3522 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/28 Esas, 2023/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2023/2516 Esas, 2023/3522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi, katılanın somut delillerle desteklenmeyen beyanının hükme esas alınmaması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine ve yağma kastı ile hareket etmediğine, sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı aykırı olduğuna ve kararın temyiz edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya ... kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya ... kullanılması suretiyle gerçekleşir. ... ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Dairemiz uygulamalarında "faydalanma kastı" aranması gerektiğinin çok açık olarak gösterildiği, ayrıca birçok kararlarında bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ... ile mağdur ...'in olay tarihinde resmi nikahlı eş oldukları, katılanın aşamalardaki beyanlarında olay tarihinde sanığın alkollü bir şekilde müşterek yaşadıkları konuta geldiği, katılanın sanığa ait telefona gelen bildirime baktıktan sonra cep telefonun galeri kısmınında sanık ile ortak arkadaşları olan tanık ...'in eşi ile sanığın samimi ve müstehcen görüntülerini gördüğü, bu durumu kayıt altına almak amacıyla sanığın telefonundan görüntüleri kendi cep telefonu ile çektiği, sanığın bu durumu öğrendiği, katılandaki görüntüleri ele geçirmek amacıyla katılandan telefonunu almak istediği, katılanın cep telefonunu vermek istememesi üzerine katılanı yaralayarak telefonunu alıp evden ayrıldığını ifade ettiği, sanık savunmasında olay günü katılan ile tartıştıklarını ancak tartışma konusunun telefonla ilgili olmadığını ve katılanı darp etmediğini ifade ettiği, tanık ...'in beyanlarında olaydan hemen sonra katılanın yanına geldiğinde katılanın bileklerine buz torbası koyduğunu gördüğünü beyan etmesi, tanık ...'in anlatımlarından katılanan el ve kollarında kızarıklar ve morluklar olduğunu beyan etmesi ve dosya arasında bulunan kati hekim raporuna göre basit tıbbı müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması karşısında, sanığın cep telefonunu alma yönündeki eylemi sırasında ise "mal edinme", "sahiplenme", "kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama" amacıyla hareket etmediği ve faydalanma kastının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığa isnat edilen nitelikli yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı ancak sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulabileceği gözetilmeden nitelikli yağma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla