Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2189 E. , 2026/1474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1706 E., 2024/115 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, tem
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2189 E. , 2026/1474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1706 E., 2024/115 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2022/70 Esas, 2022/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-h ve 35. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2022/1706 Esas, 2024/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı aykırı olduğuna, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesine aksi kanaat oluşması halinde lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince TCK 149/1-d-h ve 35. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Müdafi, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, suçun unsurlarının oluşmadığını ve mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğü, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru belirlendiği ve takdiri hususların mahkemenin yerinde ve kanuni gerekçesiyle uygulandığı hâllerde, delil yetersizliği ve adil yargılanma hakkı ihlali iddialarına dayalı temyiz itirazları yerinde görülmez.
Uygulama Sonucu: CMK 288 ve 289 kapsamında yapılan inceleme sonucu, CMK 302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Adil yargılanma ve savunma hakkı ihlali iddiaları, hangi somut usul işleminin hangi hakkı nasıl ihlal ettiği gösterilmeden soyut biçimde ileri sürüldüğünde CMK 289'daki kesin hukuka aykırılık hâllerine bağlanamadığından sonuç doğurmamakta; teşebbüs dosyalarında icra hareketlerinin tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin somut savunma daha etkili olabilmektedir.