Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2511 E. , 2025/8651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/398 -2017/473K SUÇ : Yağma HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2017/398 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararının
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2511 E. , 2025/8651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/398 -2017/473K SUÇ : Yağma HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2017/398 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilip 17.04.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde sanık müdafiine tebliğ edilen karara karşı, sanık müdafiinin istinaf dilekçesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 04.06.2021 tarihli dilekçeyle eski hale getirme talebinde bulunan sanık hakkında verilen 14.07.2021 tarihli ve "...hükümlünün yargılama sırasında müdafiliğini yapan ve İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kararın temyiz edilmemesi nedeni ile yapılan kesinleştirme işlemlerinin de usul ve yasaya uygun olduğu dolayısı ile yasal mevzuat çerçevesinde avukatın karara karşı temyiz yasa yoluna başvurmamış olmasının hükümlüye başvuru hakkı vermeyeceğinden" sanığın talebinin reddine dair ek karar verildiği, her ne kadar tebliğnamede sanığın temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanması görüşünde bulunulmuşsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararının; "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40/2 nci maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında; ek kararın yok hükmünde sayılmasıyla sanığın eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede," şeklinde olduğu gözetilerek sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenip temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 06.04.2017 tarihli ve 2017/398 Esas, 2017/473 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.