Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2026/2857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/58 E., 2024/266 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk ha
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2026/2857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/58 E., 2024/266 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli, 2021/2 Esas ve 2022/71 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,h, 31/3, 62/1 maddelerinden 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/58 Esas, 2024/266 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun yağma suçuna yönelik bir eyleminin olmadığını, diğer temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile irade birlikteliği içerisinde hareket etmediğine, suç işleme kastı ve hareketinin olmadığına, eylemin bıçakla işlediğine dair somut bir delilin mevcut olmadığına, sadece şikayetçinin kolluk beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasının şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olduğuna, suçun gece vakti işlendiğinin kesin olarak belirlenmediğine, suç eşyasının soruşturma sürecinde sağlam bir şekilde teslim edildiğini ancak etkin pişmanlıktan yararlanılmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, suçun vasfının yanlış değerlendirildiğine, sosyal inceleme raporunun dikkate alınmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi ve hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin gece vakti silahtan sayılan bıçakla, birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, mağdurdan yağmalanan bisikletin suça sürüklenen çocuk Basrawi ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'in başka bir olay nedeniyle yakalandıkları sırada yanlarında bulunduğu, mağdurun şikayetçi olmak üzerine karakolda bulunduğu sırada tesadüfen suça sürüklenen çocukları görüp teşhis ettiği böylece suça sürüklenen çocukların yanlarında bulunan mağdura ait bisiklete ulaşıldığının anlaşılması karşısında, rızai iade olmadan ele geçirildiği anlaşıldığından, somut olayda suça sürüklenen çocuğun etkin pişmanlık iradesi ile hareket etmediğinden 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl 8 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararında, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk, nitelikli yağma suçundan İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 6 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Mağdura ait bisiklet, çocuğun başka bir olay nedeniyle yakalandığı sırada yanında bulunmuş; mağdur karakolda bulunduğu sırada tesadüfen çocukları teşhis etmiş ve bisiklete bu şekilde ulaşılmıştır. Müdafi temyizde etkin pişmanlık ve şüpheden sanık yararlanır ilkesini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Etkin pişmanlık (TCK 168) hükümlerinin uygulanabilmesi için failin iade veya tazminde bulunma iradesiyle hareket etmesi gerekir; yağma konusu eşyaya failin rızai iadesi olmaksızın, tesadüfen ele geçirme yoluyla ulaşılması hâlinde etkin pişmanlık koşulları oluşmaz. Somut olayda takdiri indirim (TCK 62/1) uygulanmış, temel ceza TCK 61/1 ve TCK 3/1 orantılılık ilkesi gözetilerek belirlenmiştir. Sonuç ceza itibarıyla TCK 50, 51 ve CMK 231/5 uygulanmasında kanuni engel bulunduğu belirtilmiştir. Metinde ayrıca TCK 149/1-a-c-h ve 31/3 maddeleri geçmektedir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması (CMK 302/1).
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık savunmasında belirleyici olan, eşyanın geri dönmesi değil, failin kendi iradesiyle iade/tazmin yönünde davranıp davranmadığıdır. Malın kolluk faaliyetiyle veya tesadüfen ele geçirildiği dosyalarda TCK 168 talebinin reddedileceği öngörülmeli; iradilik unsuru delillendirilmelidir.