Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3076 E. , 2026/917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/303 E., 2021/1109 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3076 E. , 2026/917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/303 E., 2021/1109 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.10.2020 tarihli ve 2020/413 Esas, 2020/259 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a ve 35. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 07.07.2021 tarihli ve 2021/303 Esas, 2021/1109 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılaran sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme ile karar verildiğine, indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tehdit kastının olmadığına yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesince başlangıçta ağır bir suçtan (TCK 82/1-a ve 35 uyarınca) 13 yıl hapis cezası verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf talebini kabul ederek hükmü kaldırmış ve eylemi TCK 106/2-a kapsamında nitelendirerek sanığı 4 yıl hapis cezasına mahkûm etmiştir. Müdafi temyizde tehdit kastının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi, istinaf incelemesinde ilk derece hükmünü kaldırıp eylemi yeniden nitelendirerek TCK 106/2-a (silahla/nitelikli tehdit) uyarınca hüküm kurabilir. Aşamalardaki iddia ve savunmalar tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp vicdani kanaat kesin verilere dayandırılmış ve suç vasfı ile yaptırım doğru belirlenmişse hükümde hukuka aykırılık bulunmaz. Temyiz incelemesi CMK 288 ve 289/1 maddeleri kapsamında yapılmıştır.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması (CMK 302/1).
Dava Strateji Notu: İstinaf aşamasında suç vasfının failin lehine değiştirilmesi (öldürmeye teşebbüsten tehdide) mümkündür; savunma, ilk derecedeki nitelendirmenin hatalı olduğunu erken aşamada işleyerek istinafta vasıf değişikliği ve buna bağlı ceza indirimi hedeflemelidir.