İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/3149 Karar: 2025/2591 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3149 K.2025/2591

6. Ceza Dairesi 2024/3149 E. , 2025/2591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/887 E., 2024/315 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların;

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/3149 E. , 2025/2591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/887 E., 2024/315 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların;

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/3149 E. , 2025/2591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/887 E., 2024/315 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden suç tarihinin 23.09.2021 tarihi olduğu görülmekle, gerekçeli karar da 29.09.2021 olarak yazılması mahallinde düzelebilir yazım hatası olarak görülmüştür. 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin bu kapsamda olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bilindiği gibi ceza hukumuzun temelini “kast” oluşturur. Bu durum 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 21 inci maddesinde; "...Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir...” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise; "...Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur...” aynı hususu açklamakta ve teyit etmektedir. Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır. Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu faydalanmak amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur. Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak yani failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez ayrıca faydalanma amacının da bulunması gerekir. Yağma suçunda rızası olmama yerine rızanın zorla alınması sözkonusudur. ............sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır. Almadaki amaç faydalanma olmalıdır. Eğer fail faydalanma kastı ile değil de başka bir kasıtla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “... Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek.." şeklinde tanımlanmıştır. Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur... Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır. Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; 1.Olay günü mağdurun Ankara ili Bağlıca ilçesinde mevkiini bilmediği boş bir arsaya gece 00.30 sıralarında aracıyla yanında ...'la gittiğini, aracın içerisindeyken eski eşi ... ve diğer sanıklar ... ve ...'nın uygunsuz vaziyetteyken yanlarına gelip aracın kapısını açtıklarını, o sırada sanık ...'nın uygunsuz haldeyken fotoğraflarını çekmeye başladığını, ... ile ...'ın darp ettiklerini, araç içerisindeyken üzerine ...'ın benzin döktüğünü, araç içerisinden indiğinde kendisini darp ettiğini, sanık ...'in aracının anahtarını sanık ...'ın telefonunu aldığını, hiçbir maddi manevi talebinin bulunmayacağına dair maddeler bulunan belgenin zorla imzalattırıldığını, imzalamamak için direnirken eski eşinin darba devam ettiğini, 'seni yakıcam' diye tehditte bulunduğunu, sonrasında araba anahtarının geri verildiğini fakat telefonunun geri verilmediğinin iddia edildiği olayda sanığın mağdura yönelik araç anahtarını mağdurun olay yerinden kaçmasını önlemek amacıyla aldığı ve olay bitiminde hemen mağdura geri verdiğinin sabit olduğu görülmekle sanığın araca yönelik herhangi bir faydalanma kastı taşıyıp taşımadığının araştırılması ayrıca telefonunu alınması eyleminde telefonun olaydan sonra kullanılıp kullanılmadığına yönelik araştırmanın yapılarak faydalanma kastının olup olmadığı bakımından yeterli araştırmanın yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Sanık ...'ın savunmasında ve tarafların anlaşmalı boşanma ilamlarında sanığın toplamda 2.000,00 TL iştirak nafakasının çocuklarına verilmek üzere anlaşması sebebiyle sanığın mağdura çocuklarının iaşesi için verdiği bu nafakanın mağdur tarafından çocuklarına verilmediğinin ve mağdurun geceleri evi terk ettiğinin çocukları tarafından sanık ...'a söylenmesi karşısında; sanık ... ile mağdurun bu konu hakkında telefonla görüştüğü olay tarihinde de mağdurun gece vakti yine dışarıya çıktığının kızları tarafından haber verilmesi üzerine duyduğu kızgınlıkla mağduru takip ettiği olayda çocukların tanık olarak dinlenip olaya ilişkin beyanlarının alınması ve sanığın savunmasında belirttiği şekilde çocuklarına bu paranın verilip verilmediğinin araştırılması sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddesinin uygulama olanağının tartışılmaması, Kabule göre; 3.Dosya kapsamı ve mağdurun anlatımına nazaran; mağdurdan olay sırasında zorla alınan araç anahtarının sanıklar tarafından olay yerinden ayrılmadan mağdura teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, mağdurun kısmi iadeye bağlı olarak sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakati bulunup bulunmadığına ilişkin beyanı alınarak sonucuna göre sanıklar hakkında soruşturma safhasında zararın kısmen giderilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168/3-1 maddesinin uygulanma koşulları bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.03.2025 tarihinde oy birliği karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Boşanmış eşler arasındaki olayda sanıkların mağduru darp edip fotoğraflarını çektiği, üzerine benzin döktüğü, hiçbir talebi olmayacağına dair belgeyi zorla imzalattığı, araç anahtarı ile telefonunu aldığı; anahtarın olay yerinde geri verildiği, telefonun verilmediği iddia edilmiştir.

Hukuki İlke: TCK 21 uyarınca yağma suçu genel kastın yanında faydalanma (mal edinme) kastını da gerektirir; olay yerinden kaçmayı önlemek için alınıp hemen iade edilen malda faydalanma kastı araştırılmalı, ayrıca nafaka uyuşmazlığı bağlamında TCK 29 haksız tahrik ile kısmi iade halinde TCK 168/3 etkin pişmanlık koşulları tartışılmalıdır.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Yağma savunmasında alınan eşyanın olay yerinden ayrılmadan iade edilmesini faydalanma kastının yokluğu lehine kullanın; nafaka/aile içi husumet bağlamında haksız tahrik indirimini ve kısmi iadeye dayalı etkin pişmanlığı, mağdurun muvafakatini de alarak gündeme getirin.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla