Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3920 E. , 2026/2677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1346/E., 2024/286 K SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : Kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, t
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3920 E. , 2026/2677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1346/E., 2024/286 K SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : Kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 1 Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/5 Esas, 2022/604 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 31/3, 168/3-1, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/1346 Esas, 2024/286 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) uyarınca kararının kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,1-Suça sürüklenen çocuk ...'un, mağdura yönelik 24.09.2021 tarihli eylemi nedeniyle 149/1-h, 31/3 168/3-1, 62/1 maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2-Suça sürüklenen çocuk ...'un, mağdura yönelik 27.09.2021 tarihli eylemi nedeniyle üzerine atılı yağma suçunu işlediği anlaşıldığından, bu suçtan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 148/1 maddesi, 35/2, 31/3, 62/1 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin temyiz sebepleri; eksik ceza tayin edildiği ve katılan bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri; yağma suçunun subüt bulmadığına ve atılı suçun yasal unsurları bulunmadığına ilişkindir. Bölge Adiliye Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk ...'un 24.09.2021 tarihinde geceden sayılan zaman dilimi içerisinde mağdur ...'ı tehdit ederek iphone marka bluetooth telefon kulaklığını aldığı, 27.09.2021 tarihinde bu kez kulaklığın kabını tehdit suretiyle istediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, suça konu edilen kulaklık ve kulaklığın şarjını/muhafazasını sağlayan kutunun birlikte alım satımının yapıldığı, her iki aparatın birbirinin zorunlu tamamlayıcı parçası olduğu, dosya kapsamı itibariyle suça sürüklenen çocuğun başlangıçtan itibaren kastının kulaklığı ve kulaklık kabını almaya yönelik olduğu, bu nedenle eyleminin bütünüyle tek bir yağma suçunu oluşturduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında iki ayrı yağma suçundan mahkumiyet hükmü tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkidir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun 24.09.2021 tarihinde gece vakti parkta arkadaşları ile oturmakta olan mağdurun taktığı bluetooth kulaklığı çekip aldığı, kulaklığı isteyen mağduru vermemek amacıyla tehdit ettiği; olaydan üç gün sonra kulaklığın şarj kutusunu istediği mağdurun kabul etmediği, akabinde mağdurun kullandığı instagram hesabına şarj kutusunu getirmesi için tehdit mesajları gönderdiği şeklinde gelişen somut olayda, tanık ...'ın kolluk ifadesinde suça sürüklenen çocuğun kulaklığı zorla alması sonrasında kulaklığın şarj kutusunu getirmesini istediğini söyleyip tehdit ettiği yönündeki anlatımı ile bluetooth kulaklığın şarj kutusu olmaksızın kullanımının mümkün olmaması suça sürüklenen çocuğun kastının baştan itibaren kulaklık ve şarj kutusunu almaya yönelik olması nedeniyle eylemlerin bir bütün halinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin ayrıca basit yağmaya teşebbüs suçundan da hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, Suça Sürüklenen Çocuk ... müdafi, Katılan bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,01.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuğun gece vakti parkta mağdurun bluetooth kulaklığını tehditle alıp, üç gün sonra kulaklığın şarj/muhafaza kutusunu da tehdit mesajlarıyla istediği olayda, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi eylemleri ayrı ayrı yağma (biri nitelikli yağma, diğeri yağmaya teşebbüs) kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısı, kastın baştan itibaren kulaklık ve kutusunu almaya yönelik tek yağma olduğunu ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Bluetooth kulaklığın şarj/muhafaza kutusu olmadan kullanımının mümkün olmadığı, her iki aparatın birbirinin zorunlu tamamlayıcı parçası olduğu ve failin kastının başlangıçtan itibaren bütününü almaya yönelik bulunduğu hallerde, kısa aralıklarla gerçekleşen eylemler bir bütün halinde tek bir nitelikli yağma (TCK 149/1-h) suçunu oluşturur; ayrıca TCK 148/1, 35/2 uyarınca basit yağmaya teşebbüsten ikinci bir hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: CMK 302/2 uyarınca bozma.
Dava Strateji Notu: Aynı mağdura karşı kısa zaman aralığında ve zorunlu tamamlayıcı eşyaya yönelik gerçekleşen eylemlerde, kastın bütünlüğü vurgulanarak eylemlerin tek suç sayılması savunulmalı; bu yaklaşım hem ikinci mahkûmiyeti hem de zincirleme/ayrı ceza artışını önlemek açısından değerlendirilmelidir.