KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2024/3911 E., 2024/9029 K.
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/3930 E., 2024/718 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı
Karar Detayı
488 kelime·2 dk okuma
Kanun’un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak.
Katılanın olay tarihinde okul çıkışında evine doğru yürürken sanık ... ile karşılaştığı, sanığın bir yeri aramak için katılandan cep telefonunu istediği, ancak kendisinin vermediği, bu olayın üzerinden yaklaşık 30 dakika geçmeden sanık ...'ın ilçe merkezinde bulunan Osmanlı Parkı'nın yakınlarında kendisinin eline sertçe vurmak sureti ile cep telefonunu alıp kaçtığı olayda, sanık hakkında yağma eylemi sırasında bıçak gösterdiğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulmuşsa da, katılanın ve tanık ...'ın olayın sıcağı sıcağına kollukta alınan beyanlarında,
olay sırasında sanığın bıçak kullandığından bahsetmedikleri, tanığın duruşmada ayrıca "Azat Onur'dan telefonunu aldıktan sonra Onur'a bana yaklaşırsan seni bıçaklarım, dedi.
O esnada Azat elini beline götürmüştü ancak ben kendisinde bıçak görmedim" şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın yağma eylemi sırasında bıçak kullandığına dair katılanın aşamalarda değişen beyanlarından başka delil bulunmadığı ve bu hususun şüpheli kaldığı, bu şüphe sanık lehine yorumlanarak, sanığın eyleminin 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.