Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/4067 E. , 2024/9978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/179 E., 2024/275 K. ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanu
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/4067 E. , 2024/9978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/179 E., 2024/275 K. ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; sanığın suçu işlemediğini, suç işleme kastı ve iradesinin bulunmadığını, şikayetçi beyanlarının çelişkili olduğunu, değer azlığına ilişkin hükmün uygulanması gerektiğini, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini, cezanın on dört yıldan başlamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; delil bulunmadığını, sanık hakkında beraat kararı erilmesi gerektiğini, tanık beyanının sanık lehine olduğunu, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesine aykırı karar verildiğini, sanığın yardım eden konumunda olduğunu, eksik kovuşturma ile karar verildiğini, belirtmiş anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede; Sanıklarca olay günü yalnızca cep telefonu yağmalandığı anlaşılan mağdur ...'ye ait suça konu cep telefonunun soruşturma aşamasında sanık ...'ın yapılan üst aramasında ele geçirilmiş olduğu, bu haliyle mağdur ...'ye yönelik sanıklarca yapılan bir iadenin söz konusu olmadığı, diğer mağdurlar ... ve ...'ye ait suça konu cep telefonlarının ise soruşturmada görevli kolluk personelince yapılan araştırmada cep telefonu satışı yapılan iş yerinde ele geçirilmiş olduğu, sanık ...'in kovuşturma aşamasında mağdurların kalan zararını giderdiği anlaşılmış ise de; mağdur ...'nin kısmi iadeye muvafakatının bulunmadığının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; atılı suçun, sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2 nci maddesine aykırı biçimde "eşit olarak tahsil edilerek " şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h bentinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "yargılama giderinin eşit şekilde tahsiline” ilişkin bölümün çıkartılarak, "Sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine" tümcesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.