İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4189 Karar: 2024/9313 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4189 K.2024/9313

6. Ceza Dairesi 2024/4189 E. , 2024/9313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1127 E., 2024/1079 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Bozma 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriy

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4189 E. , 2024/9313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1127 E., 2024/1079 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Bozma 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriy

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4189 E. , 2024/9313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1127 E., 2024/1079 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Bozma 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan verilen "4 yıl 6 ay hapis cezası" ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen "esastan ret" kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Sanık hakkında mağdura yönelik banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. I- Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelemesinde; Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelemesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ve suç arkadaşı tarafından mağdur ...'tan zorla alınan banka/kredi kartıyla çekilen 15.000,00 TL tutarındaki paranın, cep telefonu vs. eşyaların kovuşturma aşamasında iade edildiğinden bahisle sanık hakkında mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği ve mağdurun adli emanette bulunan nakit parası dışındaki zararlarının giderilmiş olduğunu ve kısmi iade halinde sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına muvafakat ettiği kabul edilerek sanık hakkında mağdura yönelik eyleminden dolayı kurulan mahkûmiyet hükmünde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168/3-2. cümlesi uygulanmış ise de; mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanlarına göre, sanığın olayın başlangıcında sanıktan zorla almış olduğu şahsi cep telefonu ve telsizin sanığı bırakmadan önce ortak belirledikleri yere bırakmaksuretiyle teslim ettikleri anlaşılmakla, soruşturma aşamasında yağma suçunun konusunu oluşturan telsiz ve cep telefonunun iade edilmesi ile mağdurun yağma suçu yönünden zararının kısmen giderilmiş olduğu, kart kullanılarak hesaptan rıza dışı para çekilme işlemi ile doğan zararının banka kartının kötüye kullanılması suçu yönünden doğan zarar niteliğinde olduğu, ayrıca mağdurun da kısmi iade nedeniye etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında mağdura yönelik yağma suçu nedeniyle doğan zararların soruşturma aşamasında giderildiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 168/3-1.cümle yerine 168/3-2.cümle uyarınca uygulama yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.03.2024 tarihli ve 2024/1127 Esas, 2024/1079 Karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla