Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/4305 E. , 2024/9593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2674 E., 2024/1418 K. SUÇ : İşyerinde silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz,
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/4305 E. , 2024/9593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2674 E., 2024/1418 K. SUÇ : İşyerinde silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Olay anına ilişkin kamera görüntüleri ile bu görüntülerin çözümüne dair bilirkişi raporu, katılan beyanları ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılanların çalıştığı markete elinde iki adet poşet olduğu halde geldiği, market içerisinde bir süre gezdikten sonra eline peynir olduğu beyan edilen ve kamera görüntülerine yansıyan ürünleri aldığı, bu ürünleri kamera açısından çıkarak rafların arka kısımlarında yanında getirdiği poşetlere doldurduğu, olay öncesinde market çalışanlarına üst yöneticileri tarafından benzer hırsızlık olaylarına karıştığı yönünde sanığın fotoğraflarının gösterilmesi nedeniyle market çalışanları olan katılan ... tarafından sanığın eyleminin fark edilmesi üzerine, sanığın poşete doldurduğu ürünlerle birlikte marketi terk etmeye çalıştığı, market çalışanı olan katılanların kapı önünde durarak buna engel olduğu ve sanık ile katılanlar arasında arbede yaşandığı, bunu üzerine sanığın tekrar market içerisine yönelerek kamera açısı dışı olan depo kısmına yöneldiği, katılan ...'nın da sanığı takip ettiği, sanığın elindeki poşetleri katılan ...'ya doğru savurduğu, devamında sanığın depo kısmına giderek poşet içerisine doldurduğu ürünleri atarak tekrar market çıkış kapısına yöneldiği, katılanların yine sanığı engellediği, bunu üzerine sanığın ödeme kasası bankosunda bulunan maket bıçağını aldığı ve kapıya yöneldiği, katılan ...'in market dışında sanığın tişörtünden yakalayarak sanığın kaçmasını engellediği, bu sırada sanığın arkasını dönerek elinde bulunan maket bıçağını katılan ...'in koluna sallayarak yaralanmasına neden olduğu şeklinde gelişen olayda; sanığın hırsızlık kastıyla eyleme başladığı, ancak market çalışanlarının fark etmesi üzerine sanığın poşet içerisinde suça konu mallar olduğu halde market dışına çıkmaya çalıştığı ve buna engel olmaya çalışan katılanlara yönelik cebir uyguladığı, marketten çıkamayacağını anlayan sanığın market içerisine yöneldiği ve kamera açısı dışında yer alan depo kısmına girdiği, bu sırada katılan ... ile aralarında arbede yaşandığı ve sanığın elinde bulunan poşetleri katılan ...'ya savurduğu, her ne kadar kamera görüntülerine yansımamış ise de katılan beyanlarıyla da sabit olduğu üzere sanığın bu sırada poşet içerinde bulunan suça konu ürünleri market içerine attığı, bu durumda sanığın eyleminin nitelikli yağmaya teşebbüs aşamasında kaldığı, ancak sanığın suça konu malları market içerisine atıp kaçmaya çalıştığı sırada silahtan sayılan maket bıçağı ile katılan ...'e yönelik eyleminin yağma suçunun unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın bu aşamadaki kastının yakalanmamak için olay yerinden kaçmaya yönelik olduğu ve ayrı bir suç oluşturduğu anlaşıldığından sanığın nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılması, sanığın katılan ...'e yönelik eyleminin ise silahla kasten yaralama suçunun oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması yerine, yanılgı ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istektekleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 22.05.2024 tarihli ve 2024/2674 Esas, 2024/1418 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Ceza miktarı bakımından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.09.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Yargılamaya konu olayla ilgili sübuta ilişkin sayın çoğunluğun kabulüne aynen katılmakla birlikte, sanığın üzerine atılı yağmaya teşebbüs suçunu işlediği sırada katılan ...'e yönelik gerçekleştirdiği kasten yaralama fiilinin ayrı bir suça vücut vermeyeceği, yağma suçunun unsuru mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, d, 150/2, 35 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekirken, bozulmasına dair aksi yöndeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. .