Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/4345 E. , 2024/9955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1127 E., 2024/1640 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, red 1.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelem
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/4345 E. , 2024/9955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1127 E., 2024/1640 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, red 1.Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair 28.06.2024 tarihli ve 2024/1127 Esas sayılı ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA, 2.Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Somut olayda nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir. Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı ... veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.” “Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur... Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır. Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden ... çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir. Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (... ... GÖKCAN – ... ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).” “Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (... ... GÖKCAN – ... ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).” Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; Sanık ile katılanın resmi nikahlı evli oldukları, suç tarihinde aralarında çıkan tartışma üzerine, sanığın katılanı elindeki bıçak ile tehdit ettiği ve dosyada mevcut doktor raporu ile tespit olunduğu üzere katılanı darp etmek suretiyle katılana ait cep telefonunu zorla elinden aldığı, katılanın aşamalarda alınan beyanlarında sanığın kıskançlık nedeniyle telefonunu aldığını söylediği, mağdur ...'nın telefonunu alan sanığın amacının da kızının telefonunu kontrol etmek olduğunu belirttiği, telefonları iade etmek üzere mağdurların bulunduğu evin önüne gelen sanık kolluk güçlerine mağdurların telefonlarını teslim etmiş, bu durumu mağdur ...'nin sanık olan eşinin, kendisinin yaptığı whatsapp paylaşımı sebebiyle kendisinden telefonunu istediğini belirterek teyit etmesi karşısında sanığın ekonomik yarar sağlamak amacıyla, faydalanma kastı ile atılı yağma suçunu işlediği yönünde delil bulunmaması şeklinde gelişen olayda sanığın tehdit ve müessir fiil suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi karar yerinde tartışılmadan yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal salıverilmesi için Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.