İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4656 Karar: 2024/12161 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4656 K.2024/12161

6. Ceza Dairesi 2024/4656 E. , 2024/12161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3199 E., 2019/2888 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZA KONU KARAR : Ret, bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4656 E. , 2024/12161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3199 E., 2019/2888 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZA KONU KARAR : Ret, bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4656 E. , 2024/12161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3199 E., 2019/2888 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZA KONU KARAR : Ret, bozma Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2023/16780 Esas, 2022/4348 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2024 tarihli ve KD-2024/53467 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2024/3401 Karar sayılı kararının "1" nolu bendinde, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 298 md.si uyarınca Reddine karar verilmişken, kararın "4" nolu bendinde, aynı sanıkların aynı tarihli eylemleri hakkında, eylemin yağma suçuna vücut verdiği için bozulmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla aynı karar içerisinde, aynı sanıklar hakkında ve aynı eylem için hem ret kararı, hem de bozma kararı verilmiştir. Bu durumun gerek yargılama aşamalarında ve gerekse infaz aşamalarında sorunlara yol açacağı açıktır. Yüksek Daire tarafından aynı eylem hakkında verilen iki ayrı karar ortadan kaldırılmalı ve tek bir hükümle yetinilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay 6.Ceza Dairesi'nin 06.03.2024 tarih 2022/4348 Esas 2024/3401 Karar sayılı kararının sanıklar ..., ... ve ...'ın aynı tarihli eylemleri sebebiyle hem red kararı hem de bozma kararı verildiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli 2022/4348 Esas 2024/3401 Karar sayılı Kararının (1) numaralı bendinin KALDIRILMASINA, buna göre başlık numaraları (1) numaradan başlayıp yeniden verilmek üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur. 3. 1.Sanık ... Hakkında Suç Eşyasının Satın Alınması Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Ceza Kanun’un 286/1 maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir" hükmü karşısında; ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanunun 280/1-f maddesi uyarınca bozulmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 2.Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; sanıkların atılı yağma suçunu işlemesine rağmen sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'nun 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1 inci maddesi uyarınca, katılan vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3.Sanıklar ..., ... ve ...’a Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebinin İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar hakkında katılana karşı eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu katılan vekilinin temyiz talebinin ise suçun vasfına yönelik olduğu ve sanıkların yağma suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin olarak yapılan incelemede; Sanıkların, katılandan aracını almak üzere anlaştıkları, ilk seferde sanık ... ile katılanın notere girdiği ve katılana ait hesaba paranın geçmemesi neticesinde katılanın para hesabına geçince işlemleri tamamlayacağını söylemesi üzerine noterden çıktıkları, sanık ...’in yanında diğer sanıklar ... ve ... varken katılan ...’ın yanında bulunan ve yeğeni olan katılan ...’e silah doğrultarak eğer aracın devrini tamamlamazsa katılan ...’in kafasına sıkacağını söyleyerek ve bu sırada katılanlara ait cep telefonlarını da alarak katılan ...’ı sanık ... ile aracın devrini vermek üzere notere geri gönderdiği, aracın devrini katılanın sanık ...’e vermek zorunda kaldığı, geri döndüklerinde ise sanık ...’i aracının içinde gördüğünü ve aracı ile olay yerinden ayrıldıklarını, aracının anahtarını ise devri gerçekleştirmek amacıyla kafede masada otururken alınmış olabileceğini beyan ettiği, bu beyanının tüm aşamalarda uyumlu olduğu, katılan ...’in de beyanlarının istikrarlı ve katılan ...’ın beyanları ile aşamalarda uyumlu şekilde olması karşısında suçun 5237 sayılı Kanun’un 148/2. maddesinde düzenlenen yağma suçuna vücut vermesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar, katılandan aracını satın almak için anlaşıp noterde devir sırasında yeğeni olan diğer katılana silah doğrultarak ve cep telefonlarını alarak aracın devrini zorla almışlardır. Yargıtay'ın önceki kararında aynı eylem için hem ret hem bozma verilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiştir.

Hukuki İlke: Aynı sanıklar ve aynı eylem için hem ret hem bozma kararı verilmesi çelişki oluşturur ve itiraz üzerine kaldırılır. Aracın devrini almak için silah doğrultup telefon alma eylemi, aldatma değil cebir/tehdit içerdiğinden dolandırıcılık değil TCK 148/2 nitelikli yağma suçunu oluşturur.

Uygulama Sonucu: itirazın kabulü, dolandırıcılık hükmünün bozulması (yağma vasfıyla)

Dava Strateji Notu: Mağdurun rızasının hile ile değil silah/tehditle sakatlandığı hallerde nitelikli yağma (TCK 148/2) gündeme gelir; katılan vekili suç vasfının dolandırıcılıktan yağmaya çevrilmesini istikrarlı ve birbirini doğrulayan mağdur beyanlarına dayandırmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla