İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4773 Karar: 2024/11896 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4773 K.2024/11896

6. Ceza Dairesi 2024/4773 E. , 2024/11896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2128 E., 2024/2991 K. SUÇ : Nitelikli yağma SUÇ TARİHLERİ : 19.10.2022, 16.11.2022, 22-23.11.2022 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli ya

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4773 E. , 2024/11896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2128 E., 2024/2991 K. SUÇ : Nitelikli yağma SUÇ TARİHLERİ : 19.10.2022, 16.11.2022, 22-23.11.2022 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli ya

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4773 E. , 2024/11896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2128 E., 2024/2991 K. SUÇ : Nitelikli yağma SUÇ TARİHLERİ : 19.10.2022, 16.11.2022, 22-23.11.2022 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan ilk derece mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükmünün istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kurulan hükmü kaldırarak verdiği beraat kararlarına yönelik temyiz bulunmadığı görülmekle bu olay yönünden hükümlerin kesinleşmesi sebebiyle tebliğnamedeki düşünce iştirak edilmeyerek bu olaya ilişkin inceleme yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. GEREKÇE 1.Sanıklar ..., ..., ...'in mağdurlar ..., ...'a ve sanıklar ..., ..., ...'in mağdurlar ..., ...'e karşı nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi incelendiğinde; Mağdurların olayın sıcaklığı ile alınan beyanları, görüntü inceleme tutanakları, dekontlar, sanıkların savunmaları, tape kayıtları gibi deliller karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... in, "delillerin eksik toplandığı ve incelendiği, mahkumiyet için somut delil bulunmadığı, suç kastının olmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine", sanık ...'nin "... kardeşlere yönelik yağma kastının olmadığını, beraatine karar verilmesi gerektiğini, beraatine karar verilmesi gerektiğine", sanık ... müdafinin, "sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, CMK 140.madde kapsamında toplanan delillerin hukuka aykırı olduğu, başka türlü delil elde edilememesi şartının gerçekleşmediği, sanığın savunmalarının aksini gösterir, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına," sanık ... müdafinin, "beraat kararı verilmesi gerektiğine, CMK 140 maddesi uyarınca elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu, suçta maddi menfaatin talep edildiğini gösteren her türlü şüpheden uzak beyan, delil yahut ispatın bulunmadığı, suç vasfının hatalı belirlendiği, sanık hakkında TCK 39. maddenin uygulanması gerektiği, teşebbüs hükümleri uygulanırken daha fazla indirim oranının belirlenmesi gerektiği, TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hükme varıldığı, delillerin hatalı değerlendirildiğine" sanık ... müdafinin, "sanığın suç işleme kastı bulunmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, ceza vermeye yeter atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine", sanık ... müdafinin, "tape kayıtları veya ortam dinlenmesi kayıtları dışında, mahkumiyete yeter nitelikte herhangi bir delil dosya kapsamında bulunmadığı, araç içerisinde ortam dinleme kararı ile bu karara istinaden araca yerleştirilen dinleme cihazı, hukuka aykırı delil olduğu, savunma hakkının ihlal edildiği, soyut tape kayıtlarını destekleyen herhangi bir yan delil bulunmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiğine," sanık ... müdafinin, "sanığın suç işleme kastı ve sanığın söz konusu suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmadığı, sanık hakkında TCK'nın 32. maddesinin uygulanması gerektiği, suçun unsurlarının oluşmadığı, şüpheden sanığın yararlanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... ve sanık ...'in mağdur ...'a karşı nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi incelendiğinde; İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağma suçundan dolayı 5271 sayılı Kanunun 170 inci maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi suretiyle dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak hüküm kurulması, ek iddianame düzenlenerek, suçu birlikte işlediği iddia edilen sanık ...'in yargılandığı asıl dosya ile birleştirilmeden sanıklar hakkında karar verilmesi, Kabule göre de, 3.Sanık ...'in mağdur ...'a ilişkin eylemine ilişkin kovuşturma aşamasında savunması alınmadan, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 10.07.2024 tarihli ve 2024/2128 Esas, 2024/2991 Karar sayılı kararında sanık ..., ... ve tüm sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK'nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, 2.Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık ... ve ... ile sanıkların müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/2128 Esas, 2024/2991 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar Abdül Hakim ve ... ile sanıklar müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla