İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/4976 Karar: 2025/4033 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4976 K.2025/4033

6. Ceza Dairesi 2024/4976 E. , 2025/4033 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit ve sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından sanık ...'in basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle, 125/1, 62/1 (iki kez), 50/1-a, 52 (

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/4976 E. , 2025/4033 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit ve sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından sanık ...'in basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle, 125/1, 62/1 (iki kez), 50/1-a, 52 (

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/4976 E. , 2025/4033 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit ve sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından sanık ...'in basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle, 125/1, 62/1 (iki kez), 50/1-a, 52 (iki kez) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. (iki kez) maddeleri uyarınca 3.360,00 ve 1.120,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/70 esas, 2023/412 sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın kanun yollarına başvuru hakkı bulunmadığından bahisle reddine ve dosyanın itirazı incelemek üzere merciine gönderilmesine ilişkin Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2023 tarihli ve 2023/70 esas, 2023/412 sayılı ek kararı üzerine, itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, gereği için dosyanın mahkemesine iadesine dair Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/228 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 17.09.2024 gün ve 94660652-105-70-2648-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2024 gün ve 2024/96223 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki, Aynı Kanun'un 260/1. maddesinde yer alan,“Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13/06/2023 tarihli ve 2023/7713 esas, 2023/19751 karar sayılı ilamında yer alan, "İnceleme konusu somut olayda, Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, "iş bu davamızda CMK'nın 251 inci maddesi gereğince basit yagılama usulünün uygulanmasına karar verilip duruşma açılmayacağından isnat edilen suça karşı beyanlarını tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde YAZILI olarak bildirmeniz hususu ihtar olunur" şeklinde ihtar için davetiyenin ve ekinde "...CMK'nın 237 inci maddesi gereğince davaya katılma hakkınız olduğundan bu talebiniz varsa mahkememize bildirilmesi gerektiği mahkememizce CMK'nın 238/3 üncü madde ve fıkrası gereği katılma isteğinizin incelenip karar bağlanacağı, reddedilmesi halinde kanun yollarına başvurma hakkınızın devam ettiğinin bilinmesi gerektiği, katılma talebinde bulunmadığınız takdirde gerekçeli karar tarafınıza tebliğ edilmeyecek ve karara karşı itiraz hakkınız olmayacaktır","Tarafınıza yapılacak tebliğden itibaren tebligat ekinde gönderdiğimiz bildirim formu doldurarak veya söz konusu suç ile ilgili beyanlarınızı ve delillerinizi 15 günlük süre içerisinde mahkememize yazılı olarak bildirmeniz, beyan ve açıklamalarınızı içerir dilekçeyi mahkemeye ulaştırmadığınız takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağınız...", "Beyan için belirtilen süre dolduktan sonra mahkememizce duruşma yapılmaksızın TCK'nın 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle bir hükmün kurulabileceği, sanığın eyleminin sübutu halinde mahkûmiyet kararı verilebileceği, sonuç ceza üzerinde CMK'nun 251/3 üncü maddesi gereği 1/4 oranında indirim yapılacağı, verilecek kararın tarafınıza kanun yolları açıkça belirtilecek şekilde tebliğ edileceği ihtaren bildirilir." şeklinde ihtarın bulunduğu müzekkerenin şikâyetçiye 22.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, şikâyetçi vekili tarafından dosyaya sunulan 30.11.2021 tarihli vekil kaydımızın yapılması talebi konulu dilekçede davaya katılma yönünde bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda şikâyetçi vekilinin Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/509 Esas, 2021/758 Karar sayılı kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 21/02/2023 tarihli ve 2022/986 soruşturma, 2023/60 esas, 2023/49 sayılı iddianamenin, Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2023 tarihli kararı ile kabul edildiği, 14/03/2023 tarihli tensip tutanağında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müştekiye 19/03/2023 tarihinde tebliğ edilen söz konusu tensip tutanağı ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde kamu davasına katılmak isteyip istemediği hususunda beyanda bulunması gerektiği, aksi takdirde beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, anılan tebligattan sonra müşteki vekili tarafından vekaletname sunulduğu; ancak müşteki veya müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan ya da şikâyet dilekçesi olmadığı gibi, davaya katılma yönünde de bir talebin bulunmadığı cihetle, katılma talebinde bulunmayan müşteki vekilinin Ermenek Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2023 tarihli kararına karşı itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek, mercii Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. I. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "Kanun Yollarına Başvurma Hakkı" başlıklı 260 ıncı maddesi; (1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. (2) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./73. md) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; Bölge Adliye Mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler. (3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvurabilir.", anılan Kanun'un "İtiraz Usulü ve İnceleme Mercileri" başlıklı 268. maddesinin birinci fıkrası; "Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır." şeklindedir. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulüne itiraz" başlıklı 260 ıncı maddesinin; Madde 252 - (Mülga madde: 02/07/2012-6352 S.K./105.md.) (Yeniden düzenlenen madde: 17/10/2019-7188 S.K./25. md) (1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur. (4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. (5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. (6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindedir. 5271 sayılı Kanun'da kanun yoluna başvurma hakkı, Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla avukatlara, şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşine tanınmıştır. Suçun işlenmesiyle mağdur olan ya da suçtan zarar görenlerin katılma hakkını kullanmaya veya kullanmaya devam etmeye zorlanamayacağı açıktır. Bu itibarla mağdur veya suçtan zarar gören kişi kamu davasına katılmak istemeyebileceği gibi, daha sonra bu hakkını kullanmaktan da vazgeçebilecektir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinde katılanın vazgeçmesi halinde, katılmanın hükümsüz kalacağı hususu düzenleme altına alınmıştır. İtiraz kanun yolu olağan kanun yollarından olup 5271 sayılı Kanun'un 267 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinde; hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği hüküm altına alınmıştır. İnceleme konusu somut olayda, Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, şikâyetçiye beyanlarını yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği, sanıktan şikâyetçi olup olmadığı, davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin tebliğ edilerek ihtar olunduğu, anılan tebligattan sonra şikâyetçi vekili tarafından vekaletname sunulduğu;ancak şikâyetçi veya vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda şikâyetçi vekilinin itirazının kanun yoluna başvuru hakkı bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirilmesi gerektiği, 5271 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin 6 ncı fıkrasına göre bu sebepten merciinin incelemesini yapıp kararını gereği için mahkemesine göndermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2023 tarihli ve 2023/228 değişik iş sayılı sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla