İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5644 K.2025/474

Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Esas2024/5644Karar2025/474Tarih9 Ocak 2025Okuma6 dk · 1.122 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/5644 E., 2025/474 K.

Karar tarihi
9 Ocak 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2024/2535 E., 2024/1356 K
Suç
Nitelikli yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı

Karar Detayı

1.122 kelime·6 dk okuma

Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/6-1147 Esas, 2018/519 Karar sayılı ilâmlarında istikrarla vurgulandığı üzere.

"Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır.

Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır.

Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) anlaşılmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olayımıza gelince.

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ile müştekinin evli oldukları, sanığın daha önceden müştekinin şikayeti üzerine cezaevine girdiği, müştekinin sıcağı sıcağına alınan ilk kolluk beyanına göre, sanığın kendilerinden cep telefonunu vermelerini istediği, "seni öldürürüm, kızını da öldürürüm.." diyerek tehdit ettiği, müştekinin kendisinin satın almış olduğunu iddia ettiği kızları ...'in elinde olan cep telefonunu sanığın çekerek aldığı, daha sonra müştekinin elindeki telefonu da almak için tuttuğu, ancak; direndiğinden itekleşme yaşandığı ve müştekinin koluna yumrukla vurduğu,

yaşananlara kızları ...'in tanık olduğunu söylediği, mağdur çocuk ... de ilk beyanında, "..Babam olan ... eve geldi ve annemden cep telefonunu istedi. Annem telefonunu vermeyince anneme tekme ve yumruk attı. Ben o esnada annemin bana aldığı içerisinde sim kartı bulunmayan Xiaomi Red mi Note 10 marka model telefon ile oyun oynuyordum. Babam yanıma gelerek elimden telefonu çekerek aldı.

Anneme ve bana telefonlarımızı vermek istemeyince sizi öldüreceğim diyerek bizi tehdit etti.." dediği, müşteki mahkemece alınan beyanında ise, sanığın önce kendisinden cep telefonunu almaya çalıştığı, koluna yumruk attığı, ancak kendisinin telefonunu vermediği, sanığın bu ... de diğer odadaki kızları ...'e yöneldiği, kolunu tutup elini çevirdiği, elindeki telefonu çekip aldığı, telefonu alma öncesinde ve sonrasında telefonu vermezseniz sizi öldürürüm dediği, olay sırasında 8 yaşındaki kızları ...'in de odada olduğunu söylediği,

mahkemece kısmi çelişki nedeniyle sorulduğunda karakoldaki ifadesinin yanlış olabileceğini beyan ettiği, aynı şekilde mağdur kızları ...'in de "..telefonumu elimden alırken babam benim elimi çevirdi, ..telefonumu vermediğim için kolumu çevirdi ve elimden zorla aldı, telefonu satmak istiyordu, parasıyla içtiği zararlı şey alacaktı, babam daha sonra evde kaldı, biz de tuvalete gideceğiz bahanesiyle evden çıktık, karakolu aradık, şikayette bulunduk, bizim evin tuvaleti dışarıdadır, evin içinde değildir, bahçededir, babamı sevmiyorum, cezaevinden çıkmasını istemiyorum, cezaevinden çıkarsa eve gelip bize zarar verir diye korkuyorum,

babam sürekli olay çıkardığı için komşularımız da bizden rahatsız olmaktadır,.." dediği, sanığın ise, aşamalarda değişmeyen beyanlarında kimseden telefonu zorla almadığı, zaten o telefonun kendisinde olduğu, buna rağmen iade ettiği, eğer öyle olmasaydı ailesinin eve girmesine izin vermeyeceği, şu ana kadar eşinin herhangi bir boşanma davası da açmadığı, eve girmesine rıza gösterdiği, telefonun kendisine ait olduğu, eşinin kendisinden önceki eşiyle halen görüştüğü, olaydan önce mesajlarda gördüğü, bu nedenle kendisine iftira attığı, eşinin amacının kendisini cezaevine göndermek olduğu, eşinin de ...'de başkalarıyla görüşmek istediği,

şikayetinde ciddi olsaydı boşanmak isteyeceği şeklinde savunmada bulunduğu, yine müştekinin 15.01.2024 tarihinde istinaf aşamasında şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin dilekçe sunduğu, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 08.02.2024 tarihli bozma ilamından sonra alınan beyanında;

" olay daha önce anlattığım gibidir, aramızda bir arbede yaşandı, polise şikayet edeceğimden korktu, sanık cezaevinden yeni çıkmıştı, hastaydı, o gün uyuşturucu madde kullanmıştı, benim cep telefonumu istedi, ancak polisi arayacağımdan korktuğu için istemişti, ben vermedim, koluma hafif bir şekilde vurdu, cezaevine giriş sebebi benim şikayetçi olmam nedeniyleydi, tartışma da bu bundan çıkmıştı, telefonu ben vermek istemediğim için elimden çekiştirdi ancak alamadı, sonra kızımın telefonunu aldı,.." dediği anlaşılmakla, müştekinin ve yönlendirmeye açık küçük mağdur ...'in aşamalarda gelişerek değişen ve birbiriyle çelişen anlatımları dışında,

dosya içerisinde bilgi ve verinin bulunmadığı, sanığın cezalandırılması için yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, ''Şüpheden sanık yararlanır.'' ilkesi gereğince, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Kabule göre de, Müşteki ile sanığın evli oldukları, aynı evde yaşadıkları evlilik birliğinde edinilen malların ortak olduğu,

satın alıp müştekilerin kullanımında olan cep telefonunun kendisine ait olduğu kanaatiyle almaya çalışması eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150. maddesi kapsamında kalıp kalmayacağının tartışılmamış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname' ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5644
Karar No
2025/474
Tarih
9 Ocak 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5524 K.2025/3214
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5170 K.2025/9804
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5147 K.2025/5884
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5079 K.2024/13146
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4838 K.2025/2143
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4790 K.2024/13638

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.