İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/5050 Karar: 2024/11544 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5050 K.2024/11544

6. Ceza Dairesi 2024/5050 E. , 2024/11544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3351 E., 2024/1923 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönel

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/5050 E. , 2024/11544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3351 E., 2024/1923 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönel

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/5050 E. , 2024/11544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3351 E., 2024/1923 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Nitelikli yağma suçuna ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Banka veye kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu banka veye kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin banka veye kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın yargılamaya konu olaydan bir gün önce tanıştığı şikayetçiye kendisini Mark ismiyle tanıtıp ... sağladığı, olay günü de buluşup bir müddet dolaştıktan sonra bir şeyler içmek için oturdukları ... isimli iş yerinde sanığın beğenmediğinden bahisle yarım bıraktığı içkisini şikayetçinin bardağına aktardığı, şikayetçinin bu içkiyi içtikten sonra iş yeri içerisinde bilincini kaybettiği ve gözünü hastanede açtığı, yaptığı kontrollerde cep telefonunun ve banka kartlarının olmadığını tespit ettiği olayda; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/3 maddesi delaletiyle 149/1-d maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi karşısında; şikayetçinin hastane kayıtları ile ilgili herhangi bir evrakın dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla, ilk olarak şikayetçinin olay sonrası hangi hastaneye götürüldüğü araştırılarak şikayetçinin idrar ve/veya kan tahlili raporlarının bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi amacıyla tedavi evraklarının dosyaya celbi ile şikayetçiye karşı yargılama konusu eylemde uyarıcı ya da uyuşturucu madde kullanılıp kullanılmadığının tespitinden sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucu sanık hakkındaki eylemin yağma ya da hırsızlık suçunu oluşturacağı hususlarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümde hukuka aykırılık görülmüştür. II. KARAR A.Sanık Hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/3351 Esas, 2024/1923 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 31.10.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Dosya içeriğine göre; sanığın olaydan bir gün önce tanıştığı şikâyetçiye kendisini Mark ismiyle tanıtıp ... sağladığı, olay günü de buluşup bir müddet dolaştıktan sonra bir şeyler içmek için oturdukları ... isimli iş yerinde sanığın içtiği birayı beğenmediğini söyleyerek yarım bıraktığı ve şikâyetçinin bardağına aktardığı, şikâyetçinin bu içkiyi içtikten sonra iş yeri içerisinde bilincini kaybettiği ve gözünü hastanede açtığı, müştekinin cep telefonunun ve banka kartlarının olmadığının anlaşıldığı olayda; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 148/3 maddesi delaletiyle 149/1-d maddesi uyarınca mahkûmiyetine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, bununla birlikte şikâyetçinin idrar veya kan tahlili raporlarının bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılmasının şuçun oluşması için zorunlu olmadığı, zira sadece bira içtikleri dikkate alındığında İrlanda vatandaşı olan müştekinin anlatımının olay örgüsüne uygun olduğu, ayrıca sanığın aynı yöntemle işlediği bir başka yağma suçunun da mevcut olduğu nazara alındığında, yerel mahkeme kararının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma gerekçesine iştirak etmiyorum.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın bir gün önce tanıştığı şikayetçiye kendini 'Mark' olarak tanıtıp buluştuğu, iş yerinde beğenmediğini söylediği içkiyi şikayetçinin bardağına aktardığı, şikayetçinin bunu içtikten sonra bilincini kaybedip hastanede uyandığı ve cep telefonu ile banka kartlarının kaybolduğu olayda, nitelikli yağma ve banka kartı kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet kurulmuştur.

Hukuki İlke: Sanık TCK 148/3 delaletiyle 149/1-d uyarınca nitelikli yağmadan mahkum edilmiştir; ancak şikayetçiye uyuşturucu/uyarıcı madde verilip verilmediği hastane kan/idrar raporlarıyla tespit edilmeden eylemin yağma mı yoksa hırsızlık mı olduğu belirlenemez. Banka/kredi kartı suçu ise CMK 286/2-a uyarınca kesin nitelikte olup temyize tabi değildir.

Uygulama Sonucu: kısmi ret, nitelikli yağmadan bozma

Dava Strateji Notu: İçeceğe uyuşturucu/uyarıcı madde katılarak mağdurun direncini kırma iddialarında, yağma suçunun (TCK 148/3) unsuru olan cebir/tehdit/bilinç kaybının kan-idrar tahlili raporlarıyla kanıtlanması şarttır; bu tespit yapılmadan eylemin hırsızlık olarak nitelendirilme ihtimali bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla