Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5141 E. , 2026/2873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3324 E., 2024/1072 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5141 E. , 2026/2873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3324 E., 2024/1072 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2022 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 53... . maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-h, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.04.2024 tarihli kararı ile; sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Malı almaya yönelik tehdit veya cebir, eylemi yağmaya dönüştürür. Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. 148 inci madde gerekçesinde "... Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir. Yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir..." şeklinde açıklaması yapılmıştır. Madde metni ve gerekçesine göre birlikte değerlendirme yapacak olursak; Tehdit; mağdurun veya onun bir yakınının hayatına, beden veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı itibarıyle esaslı (büyük) bir zarara uğratılacağı yönündeki irade beyanıdır. Yasada sayılanlar dışındaki değerlere yönelik tehdit ve yağma suçlarını oluşturmaz. Sanığın söz ve davranışla, müştekiye hayatına veya vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini söylemeli veya göstermeli, mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağını söylemeli veya göstermelidir. Bunun doğal sonucu sanık hareketinin veya sözlerinin bir sonuç içermesi, bir kötülük yapılacağını açıkça göstermesi gerekir. Söylediği söz veya davranışından yapacağı kötülük veya davranış rahatlıkla anlaşılmalıdır. Tehdit mutlaka sözlü olmayabilir, işaretle de tehdit edilebilir. Mesela sanık bıçağı eline aldı veya silahı yada silah gibi görünen nesneyi kemerine takmış onu göstererek çabuk eşyaları ver vs. dedi. Mağdur korkarak verdi. Tabi ki yağma olacak. Ancak dikkat edilmesi gereken husus bu hareketin orta seviyedeki herkes tarafından tehdit olarak algılanması gerekir yoksa mağdurun korkaklığından dolayı öyle algılaması yetmez. Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadarki aşamada kullanılan cebir veya tehdit hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Tehdit ve cebrin malı şikâyetçinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik olması gerekir, sonra gerçekleşen cebir ve tehdit eylemi yağmaya dönüştürmez. Cebir ve tehdit malın kendisine teslimine ya da geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir. Tehdit, malı teslime zorlamaya veya iade edilmesini istemekten vazgeçirmeye elverişli olmalıdır. Yani objektif ve orta seviyedeki herkes bu hareketi tehdit olarak anlayacak ve etkilenebilecek olmalıdır. Mağdurun aşırı korkaklığı ya da evhamları nedeniyle korkuya kapılıp eşyayı tesliminde yağma oluşmaz, hırsızlık oluşacaktır. Kısaca özetleyecek olursak; malın alınması veya geri alınmasının engellenmesi amacıyla cebir veya tehdit uygulanması gerekir. Hırsızlık eyleminin tamamlanmasından sonra eşyanın veya paranın geri alınması sırasında uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmez. Hırsızlık açısından, doktrinde kabul edilen ve Yargıtay uygulamalarında da dayanılan "sahip olma teorisi"nin savunduğu gibi mağdurun hakimiyet alanından çıkıp failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanına girmesi ile eylem tamamlanır. Hakimiyet alanıda fiziki sınırlardır. Fiziki sınırları belli olan dairenin veya binanın dışına sıcak takip olmaksızın çıkılması ile hırsızlık tamamlanacaktır. Sanığın söylediği sözlerin veya eylemlerinin yağma suçunun oluşması için aranan tehdit veya cebir boyutuna ulaşıp ulaşmadığı, sair tehdit suçu kapsamında kalan sözlerin yağma suçunu oluşturmayacağı, yağma suçunun oluşması için tehdidin en azından nitelikli tehdit boyutuna ulaşması gerektiğinin gözetilmesi gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olayımıza gelince; mağdur ...'in sahibi olduğu ticari taksinin şoförlüğünü mağdur ...'ın yaptığı, olay günü gece vakti mağdur ...'ın sevk ve idaresindeki bu taksiye sanığın müşteri olarak bindiği, trafiğin sıkışık olması sebebiyle bekledikleri sırada sanığın mağdurun rızasına aykırı olarak aracın kontak anahtarını çıkartıp mağdura "yan koltuğa geç" dediği, mağdurun sanıktan korkarak yan koltuğa geçtiği, sanığın aracın sürücü koltuğuna geçip bir süre ilerledikten sonra mağdura hitaben "in lan araçtan" dediği, mağdurun "abi araç bana zimmetli, inmeyeyim" demesi üzerine sanığın tekrar "in lan" dediği ve mağdurun araçtan indiği, sanığın mağdura birkaç kez "yürü lan" diyerek bağırdığı, ardından suça konu araç ile olay yerinden uzaklaştığı" şeklinde gerçekleşen olayda; mağdurun aşırı korkaklığı ya da evhamları nedeniyle korkuya kapılıp suça konu aracı tesliminde yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 143. maddelerinde tanımlanan nitelikli hırsızlık suçunun oluştuğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.04.2024 tarihli kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gece vakti ticari taksiye müşteri olarak binen sanığın, aracın kontak anahtarını alıp şoför mağduru yan koltuğa geçmeye, ardından 'in lan' diyerek araçtan inmeye zorlayarak aracı alıp götürdüğü olayda, ilk derece nitelikli yağmadan 10 yıl hapse hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Hukuki İlke: Yağma suçunun oluşması için cebir veya tehdidin, objektif olarak orta seviyedeki bir kişiyi malı teslime ya da alınmasına karşı koymamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir (TCK 148); mağdurun aşırı korkaklık veya evhamı nedeniyle malı teslim etmesi halinde yağma değil, koşulları varsa nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-d, 143) oluşur.
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması (CMK 302/2).
Dava Strateji Notu: Yağmada tehdidin elverişliliği objektif ölçüte göre değerlendirilir; sarf edilen sözlerin sıradan bir kişiyi korkutacak ağırlıkta olmadığı ortaya konulabilirse eylem nitelikli hırsızlığa dönüşerek ceza önemli ölçüde azalabilir.