Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5256 E. , 2025/9840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/206 E., 2024/164 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama 1.Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; k
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5256 E. , 2025/9840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/206 E., 2024/164 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama 1.Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, 2.Sanık ... Müdafiinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyizinin İncelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiği kabulde ve nitelendirmede herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi gereğince "Beraat eden ve müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu süretiyle uygulanır" şeklindeki düzenleme gözetilerek sanık lehine hükmedilen vekalet ücretinden 5271 sayılı Kanun'un gereğince ödenen müdafilik ücreti mahsup edilerek ödeme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Beraat eden sanık lehine hükmedilen vekalet ücretinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince ödenen müdafilik ücreti mahsup edilerek ödeme yapılmasına” tümcesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.