Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5277 E. , 2026/2856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1981 E., 2023/1544 K. SUÇ : Şantaj HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5277 E. , 2026/2856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1981 E., 2023/1544 K. SUÇ : Şantaj HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.05.2022 tarihli ve 2022/194 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107/1, 62/2, 52/2, 51/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay erteli hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 26.09.2023 tarihli ve 2022/1981 Esas, 2023/1544 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin Anayasal şikayet hakkının kullanılmasından ibaret olduğuna, olayın tek tanığının dinlenmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın müvekkili olan tanık .... adına Elbistan İcra Müdürlüğü'nün 2013/477 Esas sayılı dosyasında icra takibinde bulunduğu, dosya borçlusu ...Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tarafından temyiz talebi sırasında tehir-i icra talebinde bulunularak ... Bankası'ndan alınan 850.000 TL tutarında teminat mektubunun dosyaya sunulduğu, takibin kesinleşmesi üzerine sanığın teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinde bulunduğu, bu talebin Elbistan İcra Müdürlüğü'nün 28.11.20 16... .12.2016 tarihli tensip kararları ile ayrı ayrı reddedildiği, sanığın Elbistan İcra Mahkemesi'nde şikayet yoluna başvurduğu, 2016/2 77... /202 Karar sayılı dosyada talebinin reddedildiği, bu kararın ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2017/388 Esas, 2017/313 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, bu kararın 18.04.2017'de kesinleştiği ve mahkeme ilamı uyarınca Elbistan İcra Hakimliği'nin müzekkeresi ile söz konusu teminat mektubunun paraya çevrilmesi emrini içerir müzekkere yazıldığı, ... Bankası'nın cevabi yazılarında "hükmün Yargıtay'ca onanması koşulu" olduğundan bahisle işlemde tereddüt edildiğinin bildirildiği, akabinde Elbistan İcra Müdürlüğü'nün İcra Mahkemesi'nden görüş sorduğu, mahkemenin tekraren onama koşulu aranmaksızın teminat mektubunun paraya çevrilmesini bildirdiği, buna karşın katılanın işlemi yapmakta terreddüt ettiği ve sanığın bu işlemin yapılması için katılanla iletişim halinde olduğu, akabinde ise müvekkilinin söz konusu işlemin ... Bankası içerisinde ... ile iltisaklı kişiler tarafından yapılmıyor olabileceğinden şüphelendiğini ve tanık tarafından hazırlanan ve kendisinin düzenlediği şikayet dilekçesini katılana göndererek "mahkeme ve icra kararı uygulanıp bu para yarın öğleye kadar icra hesabına aktarılmazsa şikayet dilekçemizi savcılığa sunacağız" şeklinde mesaj gönderdiği olayda; 5237 sayılı Kanun'un 107/1. maddesinde şantaj suçunun "Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlendiği, suçun oluşabilmesi için failin "kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya ve yapmamaya" yahut "haksız çıkar sağlamaya" yönelik hareket etmesi gerektiği, somut olayda avukat olarak görev yapan sanığın mahkeme emrinin uygulanmaması halinde yasal şikayet hakkını kullanacağını bildirmesinden ibaret eyleminin bu unsurlardan hiç birine vücut vermediği, neticeten şantaj suçunun unsurlarının oluşmaması karşın sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.04.2026 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Mağdurun banka müdürü olduğu Yargıtaydan onanmak şartıyla teminat mektubu verildiği, bu şartın gerçekleştirilmeden teminat mektubunun paraya çevrilmeye çalışıldığı bu nedenle ödeme sıkıntısı ve görevle ilgili sıkıntı olmaması amacıyla Genel Merkez ile irtibatlı olarak durumu çözmeye çalıştığı, işin uzaması üzerine avukat olan sanığın mağduru bu ödememeden dolayı veya ödemenin gecikmesinden dolayı değil de ödeme ile hiç ilgisi olmayan ve hain darbe teşebbüsünden sonraki döneme denk gelmesi nedeniyle konjektüre göre ciddi sonuçlara neden olabilecek şekilde mağdura parayı ödemez ise hain fetö örgütü üyesi olmakla şikâyet edecekleri yönünde tehdit ettiği, eylemin menfaat sağlamak için iftira atma aşamasına geldiği açıktır. Resmî mercilere konu ile alakalı şikayet etmek şantaj suçunu oluşturmaz ise de konu ile uzaktan yakından alakası olmayan hain fetö terör örgütü üyeliği isnadıyla şikâyetin yasal hakkın ötesine geçip şantaj suçunu oluşturacağı kanaatindeyim. Bu nedenle verilen mahkûmiyet kararı onanmalıydı. Suç oluşmadığı yönündeki bozma kararı veren çoğunluk görüşüne katılmıyorum.