İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/5407 Karar: 2024/13647 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5407 K.2024/13647

6. Ceza Dairesi 2024/5407 E. , 2024/13647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/326 E. 2021/75 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, tefecilik, tehdit, kasten yaralama, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat, Düşme TEBLİĞNAME GÖ

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/5407 E. , 2024/13647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/326 E. 2021/75 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, tefecilik, tehdit, kasten yaralama, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat, Düşme TEBLİĞNAME GÖ

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/5407 E. , 2024/13647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/326 E. 2021/75 K. SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, tefecilik, tehdit, kasten yaralama, hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat, Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Düşme, Onama, Düzeltilerek Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 1. Katılan ... vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Tefecilik ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayan katılanın, bu suçlardan açılan davaya müdahil olarak katılma hakkı bulunmadığından, katılan vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık müdafii hükümleri temyiz ettiğinden, anılan yasanın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE, 3. Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan beraat, sanıklar ..., ..., ... , ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar müdafinin temyizinin ‘beraat’ kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığından 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 4. Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 5. Katılan ... (... Mirasçısı) vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... ve ...’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA, 6. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ..., ..., ... ve ...’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 7. Katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargılama konusu tefecilik eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 12 yıllık asli zamanaşımının, suç tarihi olan 21.01.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 8. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan ayrı ayrı kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıkların eylemine uyan suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 21.01.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 9. Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan tefecilik suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış dava zamanaşımının, suç tarihi olan 21.01.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıkların eylemine uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 19.09.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 11. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıkların eylemine uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 15.11.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 12. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... 'ye yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıkların eylemine uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 15.04.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 13. Sanık ... hakkında mağdur ...'ye yönelik yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan yaralama suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 07.07.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14. Sanık ... ve ... hakkında mağdur ...'ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Mağdurun beyanına göre, olay günü sanıklar ... ve...'in mağdurun koyunlarını götürürken, mağdurun, sanık ...'i yumruklaması şeklinde gerçekleşen eylemin bina dahilinde hırsızlık suçuna teşebbüs aşamasında kaldığı, bu şekilde sübut bulan suç tarihindeki hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan ilk mahkumiyet tarihi olan 20.03.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 15. Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tanıklar ... ve ...'ın beyanları dikkate alındığında ...'e ait çiftlik arazisinin rızayla sanık ...'e verildiği, çiftlikte bulunan aletlerin de yine rızayla sanık ... ve sanık ...'ye teslim edildiği anlaşılmakla tüm dosya içeriğine göre sadece ...'e yönelik yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16. Sanık ... hakkında mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in mağdur ...'nin annesi ...'den 20.000,00 TL'lik senet alınması aşamasında bulunduğu, bu aşamada nitelikli yağma suçunun oluşmadığı, ...'ye yönelik yağma suçunun ... ile verilen 20.000,00 TL'lik senetteki alacağın tahsili için fıstık tarlasındaki ürünlerin alınması aşamasında ortaya çıkıp bu eylemin de teşebbüs aşamasında kaldığı, sanık ...'in teşebbüs aşamasında kalan bu yağma suçuna katılmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz istemleri da yerinde görülmemiştir. Ancak; 02.12.2009 günü, mağdur ...'nin fıstık hasadı yapmak üzere tarlasına gittiğini öğrenen sanıklar ..., ... ve inceleme dışı sanık ...'ın hep birlikte mağdurun tarlasına geldikleri, burada bir süre durduktan sonra ...'ı tarlada bırakarak ... ve ...'nin ayrıldığı, ....'in mağdurun yanında kalmasından sonra sürekli fıstığın ...'in istediği yere dökülmesini istediği, mağdurun karşı çıkması üzerine aralarında tartışma ve arbede yaşandığı, bu şekilde gerçekleşen somut olayda sanıkların üzerine atılı nitelikli yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan ...'ın sanık ...'den borç para kullandığı, bakiye alacak için 09.01.2010 tarihinde tanık ...'la beraber sanık ...'le görüşmeye gittikleri, beş adet 50.000,00 TL'lik toplam 250.000,00 TL'lik senedi katılanın rızasıyla verdiği, bu meblağa yönelik sanıkların katılanı tehdit ettikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı hukuka uygun deliller karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Mağdurun hazırlık aşamasında sanıklardan şikâyetçi olduğu, 20.08.2010 ve 10.06.2015 tarihli kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında ise ilk ifadesinden döndüğü, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bu beyanlardan başka sanıkların hükümlülüğüne yeterli, kesin ve inandırıcı hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 15, 17 ve 18 numaralı bozma kararlarının kararı temyiz etmeyen sanık ...'a sirayetine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, Oy birliğiyle, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla