Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5429 E. , 2026/2650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3359 E., 2024/1273 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5429 E. , 2026/2650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3359 E., 2024/1273 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile bölge adliye mahkemesi kararına göre; diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Kardeş olan sanıkların suç tarihinde gece vakti saat 22.30 sularında sanık ...'nın müşteki ... ile aralarındaki bir meseleyi konuşmak üzere katılan ve müştekinin oturduğu eve giderek kapıyı çaldıkları, kapının açılması üzerine içeri girmek suretiyle katılan ve müştekiye saldırdıkları, bu sırada katılan ...'ın sanıklardan kurtularak yardım çağırmak için dışarı kaçtığı, sanıkların evde kalan müşteki ...'ı darp edip cep telefonunu ve katılan ...'a ait içerisinde 5.000,00 TL para ile kimliğin olduğu çantayı almak suretiyle olay yerinden uzaklaştıkları, bir gün sonra sanık ...'nın erkek arkadaşı ... tarafından müşteki ...'a ait telefonun getirilip müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, tüm zararların tazmin edilmemesi nedeniyle tam iade söz konusu değil ise de, sanık ...'nın erkek arkadaşı olduğu belirtilen kişiden, telefonun iadesinin sanıklar tarafından istenilip istenilmediği konusu açıklattırılıp müşteki ve katılandan kısmi iade nedeniyle rızaları olup olmadığı sorularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırılık oluşturduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,01.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kardeş olan sanıkların, gece vakti katılan ve müştekinin evine giderek içeri girip saldırdıkları, müştekiyi darp edip cep telefonunu ve içinde para ile kimlik bulunan çantayı alarak olay yerinden uzaklaştıkları belirtilmiştir. Ertesi gün sanıklardan birinin erkek arkadaşı tarafından müştekiye ait telefon iade edilmiştir. İlk derece hükümlerine yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, karar temyiz edilmiştir.
Hukuki İlke: Yağmada malın kısmen iadesi söz konusu olduğunda, iadenin sanıkların isteği ile mi gerçekleştiği açıklığa kavuşturulmalı; mağdur ve katılanın kısmi iade nedeniyle rızalarının bulunup bulunmadığı sorularak TCK'nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının tartışılması gerekir. Bu araştırma yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır. Temyiz incelemesi CMK'nın 288, 289 ve 299/1. maddeleri kapsamında yürütülür.
Uygulama Sonucu: Hükmün etkin pişmanlık koşullarının tartışılmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Yağma sonrası malın bir kısmının iadesi halinde, iadenin fail iradesiyle ve mağdurun rızasıyla gerçekleştiği ispatlanırsa TCK 168 etkin pişmanlık indirimi gündeme gelir; savunma, iadeye aracılık eden kişilerin dinlenmesini ve mağdurun rızasının tutanağa geçirilmesini talep ederek bu indirim imkânını korumalıdır.