Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5443 E. , 2026/849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1654 E., 2024/1305 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İlk derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ce
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5443 E. , 2026/849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1654 E., 2024/1305 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : İlk derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak kurulan mahkumiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2022/1654 Esas, 2024/1305 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/781 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2022/1654 Esas, 2024/1305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Sanık ...'in Temyiz İstemi Dosyanın temyizen incelenmesine, ilişkindir. III. KARAR Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yüzüne karşı verilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 29.05.2024 tarihli temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak usulüne uygun yapılan 14.06.2024 tarihli gerekçeli karar tebliğine rağmen, aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanuni süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş; o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi duruşma açarak yargılama yapmış ve ilk derece hükmünü kaldırıp sanığı mahkûm etmiştir. Sanık, yüzüne karşı verilen karara karşı süresinde ancak temyiz sebebi içermeyen bir dilekçe ile temyiz isteminde bulunmuştur.
Hukuki İlke: Yüzüne karşı verilen karara karşı süresinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile başvuran sanığa, usulüne uygun gerekçeli karar tebliğ edildiğinde, CMK'nın 295/1. maddesinde öngörülen yedi günlük süre içinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunması gerekir; bu yükümlülük yerine getirilmezse temyiz istemi CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca reddedilir. İstinafta mahkûmiyet CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak kurulmuş, TCK'nın 106/2-a ve 53 maddelerine dayanmıştır; ilk derece beraatı CMK'nın 223/2-e maddesine dayanıyordu.
Uygulama Sonucu: Sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Temyiz sebebi içermeyen dilekçeyle yapılan başvuruda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesi zorunludur; bu sürenin kaçırılması esasa girilmeden ret ile sonuçlandığından tebligat tarihi ve süre takibi savunmanın en kritik usuli yükümlülüğüdür.