İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/5462 Karar: 2026/1554 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5462 K.2026/1554

6. Ceza Dairesi 2024/5462 E. , 2026/1554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/43 E., 2024/168 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/5462 E. , 2026/1554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/43 E., 2024/168 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/5462 E. , 2026/1554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/43 E., 2024/168 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5320 sayılı Yasa'nın 8/1 inci maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 3 14... . maddeleri dikkate alındığında, tebliğnamede ret istemli görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın kesinleştiği 13.07.2021 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 29.12.2021 tarihi arasında geçen durma süresi de dikkate alınarak, ilk mahkûmiyet kararının verildiği 05.03.2015 tarihinden hükmün kurulduğu 22.03.2024 tarihi arasında dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz isteği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında silahla (nitelikli) tehdit suçundan, bozma üzerine yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Sanık bu hükmü temyiz etmiş; temyiz incelemesinde suçun tabi olduğu dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı değerlendirilmiştir.

Hukuki İlke: TCK'nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit suçunun gerektirdiği cezanın tür ve üst sınırına göre, TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresi; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ikinci suçun işlenmesi arasındaki durma süresi de dikkate alınarak, ilk mahkûmiyet kararı tarihi ile son hüküm tarihi arasında hesaplanır. Bu süre dolmuşsa hüküm bozulur ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilir; yeniden yargılama gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesi uygulanır.

Uygulama Sonucu: Hükmün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: HAGB kararının kesinleşmesi ile denetim süresi içinde işlenen yeni suç arasındaki dönem zamanaşımı bakımından durma süresi olarak hesaba katılır; savunma, ilk mahkûmiyet ile son hüküm arasındaki tüm süreyi bu durma dönemini de ekleyerek titizlikle hesaplayıp olağan zamanaşımının dolduğunu göstererek düşme talep edebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla