Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5738 E. , 2026/1494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/318 E., 2014/323 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kar
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5738 E. , 2026/1494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/318 E., 2014/323 K. SUÇLAR : Nitelikli tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesi gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir. 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul ederek, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunmasına karşın, sanığın yokluğunda verilen hükmün, savunmasında son bildirdiği adresin aynı zamanda mernis adresi olan "Eskişehir..... mah. .... sok no:..../ Kayseri" adresi olduğu halde başka bir adrese tebligat çıkartıldığı, buradan iade gelmesi üzerine mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş olması nedeniyle usulsüz olduğu anlaşılmış ise de; Sanığın 25.11.2016 tarihli dilekçesinde, mahkemenin 29.05.2014 tarihli kararındaki ceza hükümlerini o haliyle kabul ederek temyiz etmediğini, 02.08.2016 tarihli ek karara karşı itiraz ettiğini belirtmesi karşısında, bu itibarla sanığın hükümden haberdar olduğu anlaşılmakla; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1 maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.03.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’ un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.