İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5931 K.2026/2774

Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Esas2024/5931Karar2026/2774Tarih2 Nisan 2026Okuma7 dk · 1.456 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/5931 E., 2026/2774 K.

Karar tarihi
2 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2024/1856 E. 2024/1862 K
Suç
Nitelikli yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı

Karar Detayı

1.456 kelime·7 dk okuma

Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede. Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak.

Bilindiği üzere ceza hukumuzun temelini “kast” oluşturur. Bu durum 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 21. maddesinde; "...Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir...” şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise; "...Kast, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir.

Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur...” şeklindeki betimleme de aynı hususu açıklamakta ve teyit etmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK), ceza uygulamaları açısından birlik ve açıklık sağlamaya yönelik olarak, önüne gelen bir olayda kastı tanımlamış ve sınırlarını göstermiştir. Söz konusu Ceza Genel Kurulu 2008/1-99 Esas, 2008/185 Karar sayılı ilâmında; "...

765 sayılı TCY’nda tanımlanmamasına karşın 5237 sayılı TCY’nın 21/1. maddesinde, “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi” olarak tanımlanan kastın iki unsuru bulunmaktadır; bilme ve isteme unsuru. Kastın varlığı için, hareketten doğacak sonucun sadece öngörülmesi, kısaca bilinmesi yeterli olmayıp ayrıca sonucun da istenmesi gerekir...” şeklinde açıklamada bulunmuştur.

Bu açık kabule göre hareketin ve sonucun bilinmesi ve istenmesi de gerekir. Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır. Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu faydalanmak amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur.

(Benzer görüşler için bkz. Artuç age I s. 244 ,Gökçen vd. Age s.118, Özgenç Genel Hükümler age s. 246, Koca/Üzülmez Genel Hükümler age I s. 139, Artuk/Gökcen vd. Genel Hükümler age s.396, Şahbaz age s.145, Gökcan/Artuç TCK Şerhi age s.333, Koca/Üzülmez Özel Hükümler age I s.601) Kasıt; suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır.

Fail, hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesi hâlinde doğrudan kastla hareket etmiş olacaktır. Gerekçede de açıkça belirtildiği gibi, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve sonuçlarının istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur. İsteme, kişinin iç dünyasında gerçekleşen bir durumdur.

Bu nedenle kastı belirlerken failin sözlerinden ziyade, olay öncesi davranışları, olay sırasındaki hareketleri, sözleri ve olay sonrasındaki davranışları, hareketleri yani dışa vuran tavırları değerlendirilerek sonuç çıkarmak gerekecektir. Sadece nihai harekete bakmak hatalı sonuçlara götürebilir ise de hareket öncesi hareket sırası ve sonrası, olayın gerçekleştirme şekli gibi dışa yansıyan eylemler hep birlikte değerlendirildiğinde kastın varlığının tespit edilmesi gerekir.

(Benzer görüşleri için bkz. Gökçek/Artuç age s.5371) Dairemizin yerleşik uygulamaları da bu yöndedir. Mesela, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2015/1001 Esas, 2015/40834 Karar sayılı, "... Failin iç dünyasını ilgilendiren kast; failin olay öncesi iç dünyasını, olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenebilir. Sanığı harekete geçiren etken saik, psişik olgunun irade aşamasıdır...

Suçun işlendiği sırada failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğinin belirlenebilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. ....” şeklindeki kararı ile bu kabulü açıkça göstermiştir.

Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak, failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez, ayrıca faydalanma amacının da bulunması gerekir.

(Benzer görüşler için bkz. Hafızoğulları/Özen age s. 363, Artuç age s. 344, Gökçen/Artuç age s. 5369) Hırsızlık suçunda, başkasına ait taşınır malı faydalanmak amacıyla zilyedin rızası olmadan almak, suçun manevi unsuru iken yağma suçunda, rızası olmama unsurunun yerine rızanın zorla alınması geçmektedir.

Rıza sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır. Almadaki amaç faydalanma olmalıdır. Eğer fail faydalanma kastı ile değil de başka bir kastla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır.

(Centel/Zafer/Çakmut age s. 304, Toroslu Özel Kısım age I s. 147, Artuç age I s. 245) Ceza Genel Kurulu'nun 2015/709 Esas ve 2016/33 Karar sayılı kararında; "... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, benzer hususları belirlemiş ve ayrıca "faydalanma kastının" aranması gerektiğini yine çok açık olarak göstermiştir. Ayrıca birçok kararında faydalanma kastı son derece dar yorumlanmış, "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış, onun haricindeki eylemleri "faydalanma olarak" kabul etmeyen çok sayıda karar vermiştir.

Mesela Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2015/8292 Esas ve 2017/4019 Karar sayılı; ”... telefonunu alıp oldukça kısa sayılan bir süre içerisinde kullanmadan aynen iade ettiği dikkate alındığında sanığın faydalanma amacıyla mağdurun malını aldığından bahsedilemeyeceği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması...Bozmayı gerektirmiş...

BOZULMASINA ...” Yine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2015/1001 Esas ve 2015/40834 Karar sayılı; ”... hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan ....'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması...Bozmayı gerektirmiş...

BOZULMASINA..." Yine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2020/3086 Esas ve 2021/17299 Karar sayılı; "...

Sanık ...’nin eşi olan tanık ...nin katılan ...tarafından cinsel taciz boyutuna ulaşacak derece rahatsız edildiği, tanık ....’yi ağlarken gören sanık ....’nun sebebini sorduğu ve tanığın katılanla arasında geçenleri sanığa anlattığı, sanık ....’nın tanığın eşi olan sanık ....’ye durumu anlattığı ve beraber katılanın iş yerine giderek ellerindeki demir sopalarla katılanı “yaşamını tehlikeye sokmayacak, vücutta kemik kırığı oluşturacak ve BTM ile giderilemeyecek şekilde” yaraladıkları, bu eylemleri hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı,

sanıkların katılanın iş yerinden çıkarken içerisinde silah olabileceği ve katılanın arkadan kendilerini yaralayabileceği düşüncesi ile içerisinde katılana ait ruhsat, banka kartı, kredi kartı ve anahtar bulunan çantayı aldıkları, katılanın şikayeti üzerine ertesi gün emniyete giden sanıkların çantayı ve içindekileri polise teslim ettikleri, sanıkların kastının yağma olmadığı ve kendilerini korumak düşüncesi ile çantayı aldıkları anlaşılmakla üzerlerine atılı yağma suçu bakımından manevi unsur yokluğu nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması...

Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA..." şeklinde faydalanma kastının varlığını ve dar yorumlanmasına yönelik çok sayıda karar vermiştir. Kısaca dairemizin süregelen yerleşik uygulamalarında, faydalanma kastını "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama " olarak kabul etmektedir.

Bu bilgiler ışığında somut olayımıza gelince; sanığın aşamalarda savunmalarında üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmediği, katılanların ... görevlisi oldukları sanığın yerinde kaçak elektrik kullandığını tespit ettikleri bu durumu ellerine aldıkları telefon ile merkeze işletme sorumlusuna bildirmek istemeleri üzerine sanığın mağdurların elinden telefonlarını silah zoruyla aldığı, bunun katılanların telefonla aramasını engellemeye yönelik olup, faydalanmak kastı bulunmadığı aldığı telefonları da trafonun yanındaki tuğlaların yanına bıraktığı anlaşılmakla;

sanığın mal edinme yahut faydalanma kastının bulunmadığı gözetildiğinde, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu düşünülmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Kabule göre de.

İlk derece Mahkemesince verilen sanık hakkındaki sonuç ceza miktarı ile ilgili kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi gerekirken 5271 sayılı Kanun’un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında nitelikli yağma suçlarından hükmolunan ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezalarının tek bir 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden "cezalandırılmasına" karar verilmesi gerekirken, 'infazına' karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.05.2024 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere Ereğli(Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5931
Karar No
2026/2774
Tarih
2 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5843 K.2024/13208
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5795 K.2024/13039
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5458 K.2024/12851
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5348 K.2024/12800
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5337 K.2025/1278
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5132 K.2024/12727

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.