Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/6087 E. , 2026/2751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/462 E., 2024/1791 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü t
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/6087 E. , 2026/2751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/462 E., 2024/1791 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2023 tarihli ve 2023/219 Esas, 2023/299 Karar sayılı kararı ile gece vakti konutta yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-h, 35. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/462 Esas, 2024/1791 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf talebinin "Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin yaptıkları istinaf başvurularının değerlendirilmesi; Sanık ...'nın adli sicil kaydına göre kendi içerisinde tekerrür hükümleri içermesi nedeniyle Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/305 Esas ve 2022/762 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken hatalı şekilde Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/642 Esas ve 2018/605 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınarak sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın teşebbüs aşamasında kalan yağma eyleminde sanığın suç kastının belli bir miktar paraya özgülenmediğinden mahkemece TCK'nın 150/2.maddesinde düzenlenen değer azlığına ilişkin hükümlerin olayda uygulanmamasının yerinde olduğunun tespitiyle yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanı kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; istinaf edenlerin istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE," dair karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi; Sanığın atılı suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, soruşturma aşamasında alınan beyanların mağdurların uykulu sanığın ise alkollü olması nedeni ile sağlıklı olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğine, yargılama sırasında eylemlerin doğru şekilde nitelendirilmediğine, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmeden uygulandığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/462 Esas, 2024/1791 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, gece vakti konutta yağmaya teşebbüsten TCK 149/1-d-h ve 35. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmiş ve ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmeye hükmedilmiştir. Müdafii, suç kastı bulunmadığını, soruşturmadaki beyanların mağdurların uykulu, sanığın alkollü olması nedeniyle sağlıksız olduğunu ve TCK 150/2 değer azlığı hükmünün uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Teşebbüs aşamasında kalan yağma eyleminde failin suç kastı belirli bir miktar paraya özgülenmemişse TCK 150/2'de düzenlenen değer azlığı hükmü uygulanmaz. Eylemin doğru nitelendirildiği, yaptırımların şahsileştirilerek uygulandığı ve vicdani kanaatin kesin verilere dayandığı hallerde mahkumiyet yerindedir.
Uygulama Sonucu: CMK 302 uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: TCK 150/2 değer azlığı indiriminin uygulanabilmesi, failin kastının baştan belirli ve az bir değere yönelmiş olmasına bağlıdır; teşebbüste kast belirli bir tutara özgülenmemişse indirim reddedilmektedir. Savunma, bu indirimi talep ederken failin kastının kapsamını somut olay örgüsüyle ortaya koymalıdır.