İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/6257 Karar: 2026/661 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6257 K.2026/661

6. Ceza Dairesi 2024/6257 E. , 2026/661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E., 2024/652 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisin

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/6257 E. , 2026/661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E., 2024/652 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisin

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/6257 E. , 2026/661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E., 2024/652 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık zorunlu müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin nitelikli yağma suçundan beraat etmiş olması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla, temyiz sebebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli bozma kararı sonrası Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16/09/2024 tarihli ve 2024/6 E. 2024/652 K. sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin nitelikli yağma suçundan beraat etmiş olması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u (5271 sayılı Kanun) gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13. maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1, 3, 4 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13... . maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkumiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip sanık müdafiinin bu husustaki temyiz istemi yerinde kabul edilmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen vekalet ücretine ilişkin temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, nitelikli yağma suçundan Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesince, Yargıtay'ın önceki bozma kararı sonrasında beraat etmiştir. Sanığın zorunlu (baroca görevlendirilen) müdafii, yalnızca müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir. Uyuşmazlık, beraat eden sanığın baroca atanan müdafiine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilip edilemeyeceğine ilişkindir.

Hukuki İlke: Baroca görevlendirilen (zorunlu) müdafi ve vekillerin ücretlerini belirleme yetkisi, Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin idareye verdiği serbest avukatlığa ilişkin yetki kapsamında değildir; ceza usul kuralları ancak kanunla düzenlenebilir. CMK'nın 150 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca zorunlu müdafi ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden ayrı tarifeyle ödendiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesine dayanılarak beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilemez.

Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması (CMK 302/1).

Dava Strateji Notu: Baroca atanan zorunlu müdafi olarak temsil edilen ve beraat eden sanıklar bakımından AAÜT üzerinden vekalet ücreti talebinin bu içtihat karşısında sonuç vermeyeceği öngörülmelidir; ücret talebi serbest vekalet ilişkisi ya da yasal dayanağı bulunan farklı bir kalem üzerinden kurgulanmadıkça temyiz nedeni olarak zayıf kalmaktadır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla