KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2024/6372 E., 2025/1034 K.
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
Karar Detayı
333 kelime·2 dk okuma
İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/563 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d-h, 58/6, 53/1-2-3. maddelerinin uygulanması sonucu 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün süresi içinde sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/1219 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararı ile hükme ilişkin istinaf başvurusunun 5237 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine dair karara yönelik temyiz başvurusuna yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan inceleme sonucunda 28.09.2022 tarihli ve 2021/36606 sayılı tebliğname ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiş, Dairemiz tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda 25.04.2024 tarihli ve 2022/9505 Esas, 2024/5106 Karar sayılı kararla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin 29.06.2024 ve 16.07.2024 tarihli dilekçeleri ile savunma hakkının kısıtlandığından bahisle itiraz isteğinde bulunması üzerine yapılan inceleme sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 308. maddesi gereğince sanık lehine Yüksek Dairenin onama kararına itiraz edilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazda bulunulması üzerine dosya Dairemiz'e gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: TÜRKMİLLETİADINA Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2024 tarih ve 2024/86287 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2022/9505 Esas,
2024/5106 Karar sayılı onama kararının sanık yönünden kaldırılarak yeniden yapılan incelemede.
5237 sayılı Kanun'un 149/d-h maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanık ...’ın savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerekirken, sanığın sadece ilk duruşmada müdafii olmadan savunmasının alındığı, sanığın bulunmadığı sonraki oturumlarda sanık müdafii tarafından savunma yapıldığı anlaşıldığından; aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,