İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6516 K.2026/2715

Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Esas2024/6516Karar2026/2715Tarih2 Nisan 2026Okuma7 dk · 1.353 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/6516 E., 2026/2715 K.

Karar tarihi
2 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2024/2393 E., 2024/1744 K
Suç
Nitelikli yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı

Karar Detayı

1.353 kelime·7 dk okuma

Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede.

Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen 26.10.2021 tarihli beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın 27.10.2022 tarihli ve 2021/2789 Esas, 2022/2672 Karar sayılı kararında özetle; "...Katılanın kendisine karşı atılı suçu işlediklerini iddia ettiği üç kişinin video görüntüsünü, bu şahıslar olay yerinden uzaklaşırken cep telefonu ile çektiği, bu kişilerden sanık ...'un yüzünün görüntülerde göründüğünün iddia olunduğu,

soruşturma aşamasında alınan 30.11.2020 tarihli raporda yapılan fotoğraf iyileştirmesi sonucunda yüze ait morfolojik yapısı incelendiğinde videodaki beyaz tişört siyah tayt giymiş uzun sarı saçlı kadının ...'a benzerlik gösterdiğinin, ancak ...'un kesin ve net olarak söylenmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, yine kovuşturma aşamasında Jandarma Kriminal Laboratuarından alınan raporda yüz detayı elde edilemediğinden mukayese fotoğrafları gönderilen ...'un görüntülerdeki kişilerden biri olup olmadığının tespitinin teknik olarak mümkün olmadığının rapor edildiği anlaşılmakla;

maddi gerçeğin tam olarak tespit edilebilmesi açısından, sanık ...'un teşhise elverişli fotoğraflarının çektirilerek, sanığa ait fotoğrafların dosya içerisinde bulunan CD ile birlikte uzman bilirkişiye veya bilirkişi heyetine tevdii ile özellikle sanığın vücut özellikleri ve ölçüleri de nazara alınarak değerlendirme yapılması ve görüntülerdeki şahsın sanık olup olmadığının tespitine yönelik rapor alınarak sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de.

Kendisine karşı müsnet suçu işleyen kişileri gören katılanın 19.04.2021 tarihli duruşmada ''SEGBİS ile görüntüsünü gördüğüm ... o gün beni yağmalayan üç kadından biriydi'' şeklinde beyanda bulunması ve kesin teşhiste bulunması, 30.11.2020 tarihli raporda da, yapılan fotoğraf iyileştirmesi sonucunda yüze ait morfolojik yapısı incelendiğinde videodaki beyaz tişört siyah tayt giymiş uzun sarı saçlı kadının ...'a benzerlik gösterdiğinin belirtilmesi karşısında;

delillerin takdirinde hataya düşülerek sanığın müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi ..." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği,

sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2024/2393 Esas, 2024/1744 Karar sayılı kararı ile eleştirerek esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık ve müdafiinin sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın 27.10.2022 tarihli ve 2021/2789 Esas, 2022/2672 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği,

her ne kadar temyize konu somut olayda, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hüküm yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanığın temyiz hakkını etkilememiş ise de, bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilamı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkûmiyet hükmünün verilmesi durumunda temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanıkların temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir.

Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş;

başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir (Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …).

Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır.

Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........

Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır.

Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır.

Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir.

CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların,

görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın 27.10.2022 tarihli ve 2021/2789 Esas, 2022/2672 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2022/262 Esas, 2024/19 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti

Olay Özeti: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince nitelikli yağmadan beraat kararı verilmiş; bölge adliye mahkemesi duruşma açmaksızın, delil değerlendirmesine dayanarak bu beraat hükmünü bozmuş, ilk derece mahkemesi bu bozmaya uyarak mahkûmiyet kurmuş ve istinaf başvurusu eleştirilerek esastan reddedilmiştir.

Hukuki İlke

Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır; bu kapsam dışında, delil değerlendirmesine ilişkin nedenle duruşma açmaksızın bozma kararı verilmesi mümkün değildir. Bölge adliye mahkemesi hukuka aykırılık saptadığında 280/1-g uyarınca duruşma açıp delilleri değerlendirerek ilk derece hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurmalıdır; kanuni dayanağı olmayan bozma kararları ile buna dayanan ilk derece kararları hukuki değerden yoksundur (AYM Ömer Oral kararı; YCGK 30.04.2025 tarih ve 2024/6-490 E., 2025/197 K.).

Uygulama Sonucu

Uygulama Sonucu: Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozulmasına, dosyanın CMK 304/2-b uyarınca ilgili ceza dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu

Dava Strateji Notu: İstinaf dairesinin, CMK 280/1-e ve (f) dışında bir gerekçeyle (özellikle delil takdirine dayanarak) ve duruşma açmadan verdiği bozma kararları, sanığın sözlü yargılanma ve temyiz haklarını ihlal ettiğinden mutlak bozma nedeni olarak ileri sürülmelidir. AYM Ömer Oral ve YCGK içtihatları bu itirazın dayanağıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6516
Karar No
2026/2715
Tarih
2 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6514 K.2025/842
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6512 K.2025/1521
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6508 K.2026/2772
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6507 K.2025/715
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6505 K.2025/9586
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6503 K.2026/2714

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.