Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/6518 E. , 2026/2710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2358 E. 2024/1414 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından veri
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/6518 E. , 2026/2710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2358 E. 2024/1414 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Sanık müdafiinin hükmü sadece vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği anlaşılmakla; 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usul kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafiilik ve vekillik ceza usul mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun'un 150/1,3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. 5271 sayılı Kanun gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip sanık müdafiinin bu husustaki temyiz istemi yerinde kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 08.07.2024 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık nitelikli yağma suçundan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık müdafii hükmü yalnızca, CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafie takdir edilen vekâlet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca serbest avukatlık işlerine ilişkin tavsiye niteliğinde idari bir işlemdir. 5271 sayılı Kanun gereğince baroca görevlendirilen zorunlu müdafi ve vekilin ücreti ise ceza usul mevzuatında düzenlenmiş ayrı bir kurum olup, ücretleri 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi çerçevesinde tespit edilir; bu nedenle 21.09.2023 tarihli Tarifenin 14. maddesine göre zorunlu müdafie vekâlet ücreti takdiri mümkün değildir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün CMK 302/1 uyarınca oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Zorunlu (baroca atanan) müdafi ücreti ile serbest vekâlet ücretinin farklı hukuki rejimlere tabi olduğu; AAÜT'nin 14. maddesine dayanılarak sanık aleyhine yargılama gideri olarak zorunlu müdafi vekâlet ücreti yükletilemeyeceği bilinmeli ve bu tür ücret kalemleri hükümde ayrıca denetlenmelidir.