Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/916 E. , 2026/3287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/877 E., 2023/2550 K. SUÇLAR : Silahla, birden fazla kişi ile birlikte konutta geceleyin yağma, kişiyi hürriyetinden alıkoyma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Sanıklar müd
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/916 E. , 2026/3287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/877 E., 2023/2550 K. SUÇLAR : Silahla, birden fazla kişi ile birlikte konutta geceleyin yağma, kişiyi hürriyetinden alıkoyma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama Sanıklar müdafilerinin duruşmalı temyiz inceleme taleplerinin, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemesinde; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ: A. İlk derece Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2019/406 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 3-b-f, 62, 53, 63 maddeleri gereğince, ayrı ayrı 1 yıl 14... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, nitelikli yağma suçundan, Türk Ceza Kanunu'nun 37/1 yollamasıyla 149/1a,c,d, h, 168/3, 62, 53, 63 maddeleri gereğince ayrı ayrı 6 yıl 14... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mala zarar verme suçundan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/877E., 2023/2550 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine mala zarar verme suçu yönünden yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden yapılan istinaf başvurularının ise kabulü ile eksik araştırma ve gerekçe nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. C. Bozma Sonrası İlk Derece Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2021/165, Esas., 2022/342 Karar sayılı kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3-b-f, 62, 53, 63 maddeleri gereğince, ayrı ayrı 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, nitelikli yağma suçundan, Türk Ceza Kanunu'nun 37/1 yollamasıyla 149/1a,c,d, h, 168/3, 62, 53, 63 maddeleri gereğince ayrı ayrı 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Bozma Sonrası İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/877E., 2023/2550 K. sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesi kararına karşı sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına, BTK kayıtlarının sanık aleyhine kullanılacak şekilde değerlendirilemeyeceğine, HTS analiz raporunun sanığı doğruladığına, sanığın olaya iştirak etmediğinin HTS raporları ile sabit olduğuna, varsayımlara dayalı karar verildiğine, araçlarda bulununa evrakların suç tarihinden öncesine ait olduğuna, katılanın hürriyetinden alıkonulmadığına, tanıkların görgüye dayalı hiç bir bilgilerinin olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. Sanık ... müdafiinin Temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına, sanığın katılanın yanında çalışan olduğuna, katılanın sanık ile evlenmek istediği halde sanığın katılanın yanında çalışan başka biri ile evlenmesi nedeniyle katılanın sanık ...'a husumet besleyerek hakkında birçok iftiraya dayalı davalar açıp şikayetlerde bulunduğuna, katılanın yanında çalışan tanıkları yönlendirerek bu olayda dinlettiğine, çelişkili beyanlara dayalı karar verildiğine, tanıkların sanık Abdülaziz'in yanında çalışanlar olduğuna ve taraflı beyanlarda bulunduklarına, sanık lehine delillerin toplanmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına, sanığın katılanın yanında çalışan eleman olduğuna ve diğer sanık ... ile evli olduğuna, sanığın bir çalışan olarak işverenini hürriyetinden alıkoymasının hayatın olağan akışına ters olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz istemi, sanıklara yağma suçundan üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, sanıkların katılanın banka kartlarını kullanmalarından dolayı Türk Ceza Kanunu'nun 245 md. den de ceza verilmesi gerektiğine, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 151.md.gereği ceza verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve yetersiz ceza verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.12.2022 tarihli ve 2021/165, Esas, 2022/342 Karar sayılı dosyasında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/877 Esas, 2023/2550 Karar tarihli ve sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak Bölge Adliye Mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir. (Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .......... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak Bölge Adliye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/877 Esas, 2023/2550 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen sonraki kararların hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, diğer yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.