Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/118 E. , 2025/4023 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2.cümle maddesi gereğince 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine gör
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/118 E. , 2025/4023 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2.cümle maddesi gereğince 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2019/34 esas, 2020/445 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.12.2024 gün ve 94660652-105-35-12069-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2025 gün ve 2024/136573 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin "Uzlaştırma Müzakereleri" başlıklı 31/7. maddesinde yer alan, "Resmîmercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da yapılan araştırmaya rağmen adresin belirlenememesi gibi başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa, katılana veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde bu hususun tutanakla tespit edilmesinin ardından uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma işlemlerine son verilir. ." şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde yer alan, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki, Aynı Kanun'un 21/1-2. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, atılı suçun uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29/05/2019 tarihli kararı ile 2019/62352 soruşturma sayılı dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderildiği, şüphelinin 26/06/2019 tarihli uzlaştırma teklif formu ile uzlaşma teklifini kabul ettiği, yine müştekinin de 23/06/2019 tarihli uzlaşma teklif formu ile uzlaşma teklifini kabul ettiği, uzlaştırmacı Ferit Yüzer tarafından uzlaşma müzakereleri için farklı tarihlerde telefon ve mesaj yolu ile müştekiye ulaşılmaya çalışıldığı ancak müştekiye ulaşılamadığı, bu nedenle uzlaşma sağlanamadığından bahisle 11/07/2019 tarihinde rapor tanzim edilmesi üzerine, anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenerek açılan kamu davasında sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, uzlaştırma müzakereleri için telefonla ulaşılamayan müştekiye 7201 sayılı Kanun uyarınca tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği, usulüne uygun bir tebligat yapılmadan uzlaştırmacı tarafından müştekiye telefon ile ulaşılamadığından bahisle uzlaşma sağlanamadığı şeklinde düzenlenen raporun usulünce tanzim edilmediği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ve 2019/34 Esas, 2020/445 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Tehdit suçundan mahkûm edilen sanığın dosyasında uzlaştırmacı, müştekiye yalnızca telefon ve mesajla ulaşmaya çalışıp ulaşamadığından uzlaşma sağlanamadı raporu düzenlemiş, bunun üzerine dava açılıp mahkûmiyet verilmişti. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Uzlaştırma müzakereleri için telefonla ulaşılamayan tarafa Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun tebligat yapılması gerekir; usulsüz düzenlenmiş uzlaştırma raporuna dayanarak yargılama yapılıp hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek mahkûmiyet kararı, tebligat yapılmadan tanzim edilen uzlaştırma raporunun usulsüzlüğü nedeniyle kanun yararına bozuldu.
Dava Strateji Notu: Uzlaşma kapsamındaki suçlarda müştekiye yalnızca telefonla ulaşılıp süreç kapatılmışsa, usulsüz uzlaştırma bir dava şartı eksikliği olarak kanun yararına bozma dâhil her yolla ileri sürülebilir.