Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/1275 E. , 2025/4861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4553 E., 2024/3346 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Bölge Adliye Mahkemesin
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/1275 E. , 2025/4861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4553 E., 2024/3346 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... müdafileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede; I. Sanıklar ..., ... Hakkında Mağdurlar ..., ... ve ...'ya Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan, Mağdurlar ..., ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan, Sanık ... Hakkında Mağdurlar ..., ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname'ye kısmen uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Mağdurlar ..., ... ve ...'ya Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan, Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Ek Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 17.12.2024 tarihli ve 2024/4553 Esas, 2024/3346 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'ya Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçlarının yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.12.2024 gün ve 2024/4553 Esas, 2024/3346 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, IV.Sanıklar ..., ..., ...,... Hakkında Turunçgil Ziraat A.Ş'ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan, Sanık ... Hakkında Mağdurlar ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; 1.Mağdur ...'e ait cep telefonunun ikinci el değerinin araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılmaksızın ve uygulanması halinde diğer sanıklara sirayet ettirilmesi gözetilmeksizin sanık ... hakkında eksik inceleme ile karar verilmesinde, 2.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre yağmalanan eşyaların değerinin 1.871.806 TL olduğu, kolluk tarafından yapılan araştırma sonucunda 1.725.000 TL tutarındaki kısmın bulunduğu, sanık ... tarafından 68.000 TL tutarındaki gübrenin sanığın duyduğu etkin pişmanlık sonucu yerinin gösterilmesi suretiyle bulunduğu, yine soruşturma aşamasında sanıklar tarafından mağdur ... vekiline 20.000 TL ödeme yapıldığının anlaşılması karşısında, kalan tutardaki eşyaların akibeti araştırılmadan, araştırma sonucunda tüm eşyaların iadesinin soruşturma aşamasında sağlandığının anlaşılması karşısında 5327 sayılı Kanun'un 168/3. maddesinin birinci cümlesinin, kısmı iade bulunması halinde mağdur ...'ın kısmi iadeye muvafakati sorularak aynı sayılı Yasa'nın 168/3. maddesinin ikinci cümlesinin, iade edilen miktarın tatmin edici olmaması gerekçesiyle uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 02.12.2024 gün ve 2024/4553 Esas, 2024/3346 Karar sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.