KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/1397 E., 2025/4971 K.
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/2539 E., 2024/2687 K. MAĞDURLAR : ...,
- Suç
- Silahla yağma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun reddine, esastan reddine
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii, katılan ve mağdurlar vekili
- Tebliğname görüşü
- Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması I.Mağdurlar vekilinin temyiz istemi yönünden
Karar Detayı
656 kelime·3 dk okuma
Mağdurlar vekilinin, mağdurlar ... ve ... adına kamu davasına katılma ve kurulan hükmü istinaf hakkı bulunmadığı gibi, hükmün niteliği itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi uyarınca hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE, II.Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı silahla yağma suçundan verilen hükme yönelik katılan vekili ile sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin, kararında sanık ve müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak,
oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, III.Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'ya yönelik silahla yağma suçundan verilen hükümlere yönelik katılan vekili ile sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulun'un takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak.
Sanığın mağdur ...'dan yağmaladığı cep telefonunu olay esnasında iade ettiği, ...'tan yağmaladığı suça konu Samsung A10 marka cep telefonunun ise, 2.el telefon satıcısı ...'dan teslim alınarak mağdura iade edildiği, 22.01.2024 tarihli değer tespit tutanağına göre telefonun değerinin 1.600,00 TL olduğu, sanığın iyi niyetli 3. kişi konumundaki telefon satıcısının 700,00-TL olan zararını ödeme yaparak giderdiğinin anlaşılması karşısında;
suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanık hakkında bu mağdura yönelik eylem yönünden verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.