Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/1414 E. , 2025/4226 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4907 E., 2024/4172 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/1414 E. , 2025/4226 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4907 E., 2024/4172 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olmak üzere oybirliği ile REDDİNE, II. Yağma Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde, Yağmaya konu aracın içinde bulunan eşyalar olmaksızın, aracın yeri sanıkça gösterilmek suretiyle soruşturma aşamasında suça konu aracın mağdura iadesi neticesinde, araç içindeki malların değeri tespitleri yaptırılarak, tespit edilen zarar miktarı, ödeme yeri ve süresi belirlenerek sanıklara makul bir süre tanındıktan sonra, kısmi ödemeye rızası bulunan mağdura yönelik kısmi ödemede bulunan sanıklar bakımından etkin pişmanlık hükmünün uygulanması yerine, mağdurun başkaca zarar talebi bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü paragrafı nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık indirimi yapılması, aleyhe istinaf olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci bendine aykırı biçimde "Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.12.2024 tarihli ve 2024/4907 E., 2024/4172 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından "Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline" ilişkin kısım çıkarılarak yerine ''yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine'' tümcesinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.