Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/150 E. , 2025/1680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/151 E., 2015/443 K. SUÇLAR : Mala zarar verme, silahla tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/150 E. , 2025/1680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/151 E., 2015/443 K. SUÇLAR : Mala zarar verme, silahla tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata,7201 sayılı Kanun'un 23. maddesinin bir ve sekizinci fıkraları ile 7201 sayılı Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen hükmün MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligatın usûlsüz olduğu anlaşılmış ve temyizin süresi içinde öğrenme üzerine yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, sanığın mahkumiyet tarihi olan 03/11/2015 tarihinden inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarından mahkûm edilen sanığın yokluğundaki hükmü, bilinen adres ile aynı olan adrese doğrudan 'MERNİS adresi' ibaresiyle 21/2'ye göre tebliğ edilmişti. Daire tebligatı usulsüz sayıp öğrenme üzerine temyizi süresinde kabul etti.
Hukuki İlke: Bilinen adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı olsa dahi önce 21. maddenin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp iadesi hâlinde şerh düşülerek 21/2'ye geçilmelidir; bu iki aşama atlanarak doğrudan MERNİS'e çıkarılan tebligat usulsüzdür.
Uygulama Sonucu: Cezaların türü ve üst hadlerine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı, mahkûmiyet tarihi (03.11.2015) ile inceleme arasında dolduğundan hükümler bozulup kamu davaları ayrı ayrı düşürüldü.
Dava Strateji Notu: Tebligat mazbatasında önce normal tebligat çıkarılıp iade edilip edilmediği kontrol edilmeli; iki aşama izlenmemişse süre işlemez ve araya giren zamanaşımı düşme sonucu doğurabilir.