İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/1991 Karar: 2025/9590 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/1991 K.2025/9590

6. Ceza Dairesi 2025/1991 E. , 2025/9590 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 05/11/2019 tarihli tehdit ve hakaret eylemleri yönünden ayrı ayrı beraatine, 24/10/2019 tarihli tehdit eylemi yö

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/1991 E. , 2025/9590 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 05/11/2019 tarihli tehdit ve hakaret eylemleri yönünden ayrı ayrı beraatine, 24/10/2019 tarihli tehdit eylemi yö

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/1991 E. , 2025/9590 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 05/11/2019 tarihli tehdit ve hakaret eylemleri yönünden ayrı ayrı beraatine, 24/10/2019 tarihli tehdit eylemi yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 24/10/2019 tarihli hakaret eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli ve 2020/481 esas, 2021/244 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 14.04.2025 gün ve 94660652-105-34-21495-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.04.2025 gün ve 2025/50804 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 20/11/2020 tarihli ve 2019/2 esas, 2020/3 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/4. maddesinde, uzlaştırma bürosu tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaştırma teklifinde bulunacağı, uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceğinin düzenlendiği ve şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaştırma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağının belirtildiği, bu halde uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabileceği, uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisinin de bulunmadığı ve uzlaştırmanın da yargı işlemi niteliğinde olması karşısında, anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligatın, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligat olduğu ve normal posta yoluyla bu işlemin gerçekleştirilemeyeceği, bu kapsamda açıklamalı tebligat ya da istinabe işleminin ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebileceği, Somut olayda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09/07/2020 tarihli kararı ile soruşturma dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verildiği, uzlaştırmacı tarafından taraflara davetname gönderildiği, müştekiye gönderilen davetnamenin müştekinin bilinen adresi yerine mernis adresine normal tebligat ile gönderildiği, tebligatın iade gelmesi üzerine davetnamenin bu ... Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu tarafından müştekinin mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca gönderilerek tebliğ edildiği, müştekiye çıkarılan tebligatın usulsüz olmasına rağmen uzlaştırmacı tarafından uzlaştırmanın başarısızlıkla sonuçlandığına dair rapor düzenlenmesine müteakip iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sürecinde de müştekiye çıkarılan tebligatların benzer şekilde usulsüz olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilerek kesinleşme işlemlerinin yapılmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli ve 2020/481 esas, 2021/244 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hakaret ve tehdit suçlarından sanık basit yargılama usulüyle kısmen mahkûm edilmiş; soruşturmada uzlaştırma bürosunca müştekiye gönderilen davetname, bilinen adres yerine doğrudan mernis adresine normal tebligatla, iade sonrası ise 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesiyle gönderilerek usulsüz tebliğ edilmiş, uzlaştırma başarısız sayılıp kamu davası açılmıştır.

Hukuki İlke: CMK 253/4 kapsamındaki uzlaşma teklifi tebligatı yargı işlemi niteliğinde olup 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmalıdır; önce bilinen en son adrese normal tebligat, bila tebliğ dönmesi hâlinde mernis şerhiyle 21/2'ye göre tebliğ yapılmalıdır. Açıklamalı tebligat ancak uzlaştırma bürosu aracılığıyla gerçekleştirilebilir; usulsüz tebligata dayalı yargılama hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Uzlaşmaya tabi suçlarda uzlaşma teklifi tebligatının iki aşamalı usule (önce bilinen adrese normal tebligat, sonra mernis şerhiyle 21/2) uygun yapılıp yapılmadığı denetlenmeli; doğrudan mernis adresine yapılan tebligat usulsüz olduğundan, bu eksiklik kesinleşmiş dosyalarda dahi kanun yararına bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla