Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/221 E. , 2025/8285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/428 E., 2024/439 K. SUÇ : Başkasını Bir Malı Teslimi Veya Malın Alınmasına Karşı Koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gaz
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/221 E. , 2025/8285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/428 E., 2024/439 K. SUÇ : Başkasını Bir Malı Teslimi Veya Malın Alınmasına Karşı Koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 36 ncı maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek; "Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2021/131 Esas, 2021/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak Bölge Adliye Mahkmesince düzeltilerek istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, anılan kararın sanık müdafiince temyiz edilmesi sonucunda, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 09.09.2024 tarihli ve 2022/15441 Esas, 2024/8490 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına ilişkin karara karşı, İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararı üzerine dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede; Dairemizin 09.09.2024 tarihli ve 2022/15441 Esas, 2024/8490 Karar sayılı bozma kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle, Dairemizin anılan kararına karşı Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli ve 2024/428 Esas, 2024/439 Karar sayılı direnme kararının REDDİNE ve anılan direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, bu nedenle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 06.10.2025 tarihinde, oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Ceza Genel Kurulu'nun yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve tamamlanmasına ilişkin içtihatlarında belirtildiği üzere; Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hâllerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel-Hamide Zafer-Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406). Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Cebir ve tehdit etkisiyle suça konu eşyayı teslim eden veya alınmasına karşı koymayan mağdurun eşya elinden çıktığı anda zilyetliği sona ermiştir. Bu aşamada mağdurun yeniden eşya üzerinde zilyetliğe sahip olması, yani tasarrufta bulunma hakkını elde etmesi düşünülemez. Somut olayda, sanık ...'un .... petrol isimli iş yerine gelerek 200,00 TL bozdurmak istediği, pompacı olarak çalışan tanık ...'in sanığın güvenilir bir şahıs olmadığını bildiği için bozuk para olmadığını söylediği, ancak katılan ...'ın sanığın bozdurmak istediği paraya karşılık 4 adet 50,00 TL'yi masanın üzerine koyduğu, sanığın 4 adet 50,00 TL'yi cebine koyduktan sonra arka ceplerini yoklayarak bozduracağı 200,00 TL'yi arabada unuttuğunu, arabadan alıp geleceğini söyleyerek iş yerinden çıktığı ve kendisini bekleyen aracın ön yolcu koltuğuna binerek araçla uzaklaştıkları sırada, katılanın arkadan bağırması üzerine araç sürücüsünün arabayı durdurduğu, araç sürücüsünün sanığa "pompacının parasını ver" dediği, sanığın araçtan inerek önce arkadaşından 200,00 TL parayı alıp getireceğini söylediği, daha sonra ATM'ye parayı yatırıp, çekip tekrar getireceğini belirterek suça konu 4 adet 50,00 TL'yi vermediği, bu sırada sanığın geldiği aracın benzinlikten ayrıldığı, sanığın aracın arkasından koştuğu, katılanların kesintisiz takip sonucunda sanığı yakalayarak 4 adet 50,00 TL parayı istemeleri üzerine parayı vermeyerek sanığın katılanlara hitaben "arabada telefonum vardı, telefonu alamazsam sizi sinkaf ederim, mahvederim" şeklinde tehdit ettiği, katılan ...'a tekme attığı ve sanık ile katılanlar arasında başlayan kavga sonucunda, katılan ...'in 4 adet 50,00 TL'yi sanıktan geri aldığı anlaşılan olayda, hırsızlık şeklinde başlayan sanığın eyleminin cebir ve tehdit kullanılmasıyla yağma suçuna dönüştüğü, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere malın alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığı anlaşıldığından temyize konu ilk derece mahkemesi kararının onanması gerekirken suçun teşebbüs aşamasında kaldığına dair sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyoruz.