İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/2473 Karar: 2025/9273 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/2473 K.2025/9273

6. Ceza Dairesi 2025/2473 E. , 2025/9273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/1439 E., 2022/771 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/2473 E. , 2025/9273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/1439 E., 2022/771 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/2473 E. , 2025/9273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/1439 E., 2022/771 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; yapılan inceleme sonucunda, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafinin ve sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2019/325 Esas, 2020/206 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılana yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 168/3-2 58 (Sanıklar ... ve ... yönünden) ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl, 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının ve sanıklar ... ve ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılana yönelik cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 58 (Sanıklar ... ve ... yönünden) ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının ve sanıklar ... ve ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2020/1439 Esas, 2022/771 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılana yönelik nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Müvekkili hakkında isnat edilen suça yönelik tek bir maddi delil bulunamamasına rağmen müvekkili hakkında ceza tesis edildiği, müvekkilinin suçu işlediğini gösterir tanık beyanı ev kolluk tespiti bulunmadığı, mağdurun müvekkili olan sanığın olaya dahili olmadığını açıkça ifade ettiği, buna karşın zararın da müvekkili tarafından giderildiği, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Rayiç değeri 80 TL olan bir telefon için 3 kişinin birleşerek yağma suçunu işlemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müvekkili tarafından katılana uyguladığını beyan ettiği cebrin cep telefonunu teslime mecbur kılmak amacıyla gerçekleştirilmediğinin sabit olduğu, kasten yaralama suçuna yönelik değerlendirme yapılması gerekirken yağma suçuna yönelik değerlendirme yapılmasının kabul edilmez olduğunu, müşteki ve sanık ...'ın aralarında borç hususuna yönelik beyanları gözetildiğinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla eylemin gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği, değer azlığı nedeniyle de indirim yapılması gerektiği, katılana su hortumu ile vurulduğuna dair somut bir delilin bulunmadığı, silah nitelikli hali kabul edilmediğinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden tek nitelikli hal kalacağından alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir halin kalmayacağı, 5237 sayılı Kanun 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin belirtilmediği, belirtilen gerekçelerin ise kopyala yapıştır şeklinde olup takdiri indirim uygulanmamasının gerekçesi olamayacağı, tanık beyanlarının çelişkili olduğundan hükme esas alınamayacağı, bölge adliye mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi içermediğine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Rayiç değeri 80 TL olan bir telefon için 3 kişinin birleşerek yağma suçunu işlemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müvekkili olduğu sanığın olayla bir ilgisinin bulunmadığı, suça iştirakinin bulunmadığı, malın değerinin pek az olduğu, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiği ya da alt sınırdan ve indirim sebepleri uygulanarak hüküm kurulması gerekirken uzun süreli hapis hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanıkların katılan ...'ın ikametine gittikleri, ikametinde katılanı sanık ...'ın alacağını ödemediğinden bahisle darp ettikleri, devamında sanıkların katılan ...'ı sanık ...'ın kullanımındaki otomobil ile sanık ...'ın ikametine götürdükleri, burada yine sanık ...'ın alacağını ödemediğinden bahisle katılanı darp etmeye başladıkları, sanıkların olay sırasında ele geçmeyen hortum ile de katılanı darp ettikleri, sanığa ait cep telefonunu yağmaladıktan sonra sanıklar ... ve ...'ın katılanı çekirge taksi durağı yakınlarında serbest bıraktıkları, katılan hakkında düzenlenen 13.08.2019 tarihli genel adli muayene raporda "katılanda alın bölgesi sol tarafta morluk, göz kenarında kızarıklık ve morluk, altında orta hatta morluk-şişlik, sol göz altında abarzyon, pariatel bölgede arka tarafta şişlik, sol kürek kemik üstünde morluk ve kızarıklık, sağ kürek kemik üstünde laserasyon ve etrafında morluk olup mevcut muayene bulgularının Katılanın hayatını tehlikeye sokmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilecek boyutta olduğu" nun tespit edilmesine rağmen, şartları oluşmadığı halde sanıkların cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesi uyarınca indirim yapılması hukuka aykırı görülmüş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve suça konu malın değeri dikkate alınarak değer azlığı nedeniyle sanıkların cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesi uyarınca indirim uygulanmamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla