KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/3399 E., 2025/9663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/4663 E., 2022/3001 K.
- Suç
- Kamu malına zarar verme
- Hüküm
- İlk derece kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/906 Esas, 2019/551 Karar sayılı kararı ile sanığın kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2019/4663 Esas, 2022/3001 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilin vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 62... /1. maddeleri uyarınca 10 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında indirim hükümlerinin uygulanmamasının gerektiğine, idarenin zararının karşılanmadığına, üst sınırdan hüküm kurulmasının gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre, sanığın ilk derece mahkemesinde "...kamu malı zarar iddiasını kabul etmemekle birlikte müşteki idarenin zararını gidermeyi isterim" ve "..önceki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum, suçlamayı kabul etmemekle birlikte gerekirse ...' nun bildireceği zararı gidermeyi istiyorum" şeklindeki beyanları üzerine ilgili kurumdan zararın bildirilmesinin istendiği, ...
Genel Müdürlüğünden alınan 27.02.2019 tarihli cevabi yazıda konu ile ilgili herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığının bildirildiğinin anlaşılması karşısında, kolluk tarafından tutulan 17.04.2018 tarihli "Görgü Tespit Tutanağı" başlıklı tutanakta belirtilen zararın maddi değeri belirlendikten sonra sanığa bildirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırılık görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/3399, K. 2025/9663, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama