İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3776 K.2025/11543

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260…

Esas2025/3776Karar2025/11543Tarih18 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.221 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2025/3776 E., 2025/11543 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2025
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2024/3345 E., 2024/3111 K.
Suç
Mala zarar verme
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.221 kelime·6 dk okuma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;

Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen 10.05.2022 tarihli beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın 12.07.2023 tarihli ve 2022/1858 Esas, 2023/1485 Karar sayılı kararında özetle; "...

Sanık ... ile katılan ...'ın abi kardeş oldukları, katılan ...'in de katılan ...'in oğlu olduğu, taraflar arasında ... isimli otoparkın işletilmesine ilişkin bir anlaşmazlık bulunduğu, suç tarihinde sanık ...'in alkollü bir şekilde bu otoparka geldiği,

burada otopark çalışanı ... ile aralarında tartışma yaşadıkları, bu tartışma sırasında sanığın aracından almış olduğu tüfek ile katılan ...'e ait otoparkın kafeterya kısmına ve bu iş yerinin içerisinde bulunan katılan ...'a ait ofisin camlarına 3-4 el ateş ederek zarar verdiği ve sanığın aşama savunmalarında ateş ettiğini kabul etmesi karşısında sanığın katılan ...'in kafeteryasına ve katılan ...'ın ofisinin camlarına ateş edilmesi sebebiyle meydana gelen zarardan dolayı zincirleme şekilde mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,

sanık hakkında atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği..." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 10.09.2024 tarihli kararı ile; sanık hakkında mala zarar verme suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/3345 Esas, 2024/3111 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine,

sanık müdafiinin sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla;

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın 12.07.2023 tarihli ve 2022/1858 Esas, 2023/1485 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi

bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği,

her ne kadar temyize konu somut olayda, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hüküm yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanığın temyiz hakkını etkilememiş ise de, bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilamı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkûmiyet hükmünün verilmesi durumunda temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanıkların temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir.

Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş;

başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir (Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …).

Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:

1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,

2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........

Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.

Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir.

Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir.

CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların,

görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197).

Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2022/1858 Esas, 2023/1485 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2024 tarihli ve 2023/363 Esas, 2024/849 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/3776, K. 2025/11543, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3776
Karar No
2025/11543
Tarih
18 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3776 K.2025/6256
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3777 K.2025/15006
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3778 K.2025/11282
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3779 K.2025/11586
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3779 K.2025/11537
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3780 K.2025/4359

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.