İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5217 K.2025/8782)

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz…

Esas2025/5217Karar2025/8782Tarih21 Ekim 2025Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2025/5217 E., 2025/8782 K.

Karar tarihi
21 Ekim 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2025/1292 E., 2025/1224 K
Suçlar
Nitelikli yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Onama

Karar Detayı

1.281 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Karabük 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2024/351 Esas, 2025/89 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.07.2025 tarihli ve 2025/1292 Esas, 2025/1224 Karar sayılı kararı ile sanıkar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri 1-Sanık ... müdafiilerinin Temyiz İstemi Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında suç kastı bulunmayan sanığın beraati gerektiğine, sanıkta faydalanma kastı bulunmadığına, "yağma" suçunun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, suç eşyasının malikin tasarruf alanından çıkarılmadığına, mevcut haliyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi kapsamında azami oranda indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.

2- Sanık ... müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın olayla doğrudan ilgisi bulunmayıp üçüncü kişi konumunda bulunduğuna, yalnızca aracın eniştesine ait olduğunu söyleyip aracı almaya giden sanık ...'a eşlik ettiğine, aracın başkasına ait olduğunu bilme veya tahmin etme imkanı olmadığı gibi herhangi bir kasıtlı hareketi de olmadığına, suç eşyasının katılanın tasarruf alanından çıkarılmış olmadığına, sanıkların faydalanma kastı da bulunmadığına, sanığın olayda yağma suçunu oluşturacak herhangi bir eylemi olmadığına, isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B.

Değerlendirme ve Gerekçe Olay tarihinde, saat 22.30 sıralarında katılan ...'nin kendisine ait ... plakalı Kartal marka araç ile yanında katılan ... ile birlikte .... ilçesi ....

Köyü .... mahallesinde müşterilerine mobilya ölçümü için gittikleri, katılanların ölçüm için eve çıktıklarında aracın anahtarını araç içerisinde bırakarak müşterilerinin ikametine geçtikleri, katılan ...'nin yaklaşık on dakika sonra dışarı çıktığında aracın park ettikleri yerde olmadığı ve hareket halinde olduğunu görerek koşarak takip etmeye başladığı, araçta iki erkek şahsın olduğunu gördüğü ve aracın 300 metre ileride çıkmaz sokakta olan sanıklara ait evin önünde durduğu, katılan ...'in aracın şoför kapısını açarak sanık ...'ın yakasına yapışıp araçtan indirmeye çalıştığı, bu sırada sanıklar tarafından saldırıya uğrayarak darp edildiği,

sanık ... tarafından tekme atılarak aracın içerisine çekilmeye çalışıldığı, devamında sanık ... tarafından boğazının sıkılması üzerine bayıldığı, tanık ....'nın kendisine yardım etmesi ile olay yerinden aracını alamadan ayrılarak aracın çalındığı yere geldiği, katılan ...'i gördüğünde durumdan haberdar ederek arabasını çalan kişilerden almasını istemesi nedeni ile ...'in arabanın bulunduğu yere gittiği ancak bu esnada katılan ...'in de sanıklar tarafından darp edildiği şeklinde ilk derece Mahkemesince kabulü yapılan olayda.

Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek olay günü ilçe merkezinde alkol içip mahalleye çıktıklarında caminin yanında siyah renk kartal marka aracı gördüğünü, eniştesine ait araç sanıp evin önünde dursun diyerek bindiğini, aracı evin önüne çekip indiği sırada katılanın kendisine yumruk attığını, kendisinin de katılanlara vurmaya başladığını savunduğu, tanık olarak dinlenen ...'ın beyanında arazide kullandığı,

.... marka siyah renkli aracını bayram arefesi olduğundan akrabalarının kullanması için...'ye verdiğini, ancak... dışında aracı kuzenlerinin de kullandığını beyan ettiği, sanık ...'in mahkeme aşamasında alınan savunmasında da olay günü arkadaşlarıyla birlikte alkol aldıklarını, dönüşte...'nin araçtan inip....'ın arabasını alıp getireyim dediğini, kendisinin de bulunduğu araçtan inip...'nin yanına bindiğini, 3-5 dakika araçta oturduklarını, bu sırada tanımadığı bir şahsın geldiğini, ....'ye yumrukla vurmaya başladığını savunmuştur.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. 1- Hata hükümleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre. “Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddî unsurları bilmeyen bir kimse kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.” denilmektedir. Madde gerekçesinin ilgili bölümünde ise. “Birinci fıkrada suçun maddî unsurlarında hataya ilişkin hükme yer verilmiştir.

Kast, suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Bu unsurlara ilişkin bilgisizlik, eksik veya yanlış bilgi sahibi olunması durumu ise, maddî unsurlarda hata olarak adlandırılır. Böyle bir hata kastın varlığına engel olur. Örneğin, kişi vestiyerden kendisininki zannederek başkasının paltosunu alır. Keza, kişi gece karanlığında vahşi bir hayvan zannıyla hareketli bir cisme ateş eder.

Ancak, gerçekte bu hareket eden cisim bir insandır ve dolayısıyla; bu insan ölür veya yaralanır. Örnek olarak verilen bu olaylarda failin bilgisi gerçeğe uysaydı; işlediği fiil haksızlık teşkil etmeyecekti. Bu nedenle hata hâlinde kasten işlenmiş bir suçtan söz etmek mümkün değildir. Fıkrada ayrıca, maddî unsurlarda hata hâlinde, taksirle sorumluluğa ilişkin hükme yer verilmiştir.

Buna göre, meydana gelen neticeye ilişkin olarak gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olsaydı böyle bir netice ile karşılaşılmazdı şeklinde bir yargıya ulaşılabiliyorsa; taksirle işlenmiş bir suç söz konusu olur. Ancak bu durumda neticenin taksirle gerçekleştirilmesinin kanunda suç olarak tanımlanmış olması gerekir.

Bu nedenle, kendisinin sanarak başkasının çantasını alan kişinin yanılgısında taksirin varlığı kabul edilse bile; kanunda hırsızlık fiilinin ancak yararlanma kasdıyla işlenebileceği belirtildiği için; böyle bir olay dolayısıyla ceza sorumluluğu doğmayacaktır.

Buna karşılık, av hayvanı zannederek gerçekte bir insana ateş edip onun ölümüne neden olan kişinin bu hatasında taksiri varsa, adam öldürme kanunda taksirle işlenen bir suç olarak da tanımlandığı için, böyle bir olayda fail, taksirle adam öldürme suçundan dolayı sorumlu tutulacaktır.” açıklamasına yer verilmiştir. Failin tasavvuru doğru olsa idi fiili, eylemi haksızlık teşkil etmeyecek ise hatadan bahsedebiliriz. Bu hata suça ilişkin kastı ortadan kaldırmaktadır.

Dolayısıyla kasten işlenen suçtan bahsedemeyiz. (Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma, ..., s. 417) Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nin aksi ispatlanamayan katılana ait aracı eniştesine ait olduğunu sanarak aldığını savunması karşısında hakkında 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen hata hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2- Bir suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi halinde ceza sorumluluğu Türk Ceza Kanunu'nun 37, 38, 39, 40... . maddeleriyle düzenlenmiştir.

Mevcut normlar çerçevesinde bakıldığında iştirak halinden söz edilebilmesi için; birden fazla failin hedeflenen suç açısından belirli rolleri edinmiş olmaları gerekir, ancak edinilen bu rolün her fail için icrai olması da gerekmez, her bir hareket arasında nedensellik bağı bulunması yeterlidir, bir başka ifadeyle her bir suç ortağının hareketiyle netice arasında bir illiyet bağı bulunmalı ve bir şerik diğer şerikle aynı eylemi işlemeye yöneldiğini bilerek bu yönde bir irade ortaya koymalıdır.

Bu irade ise yapılan fikir birliği uyarınca bir suçun icrasına başlandıktan sonra ortaya çıkacak tüm suç teşkil eden neticeleri de kapsayacak şekilde ve tüm suç ortakları için aynı olmalıdır. Zira Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi uyarınca; “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” hükmü gereğincedir ki, kanuni tanımda yer alan aynı fiilin gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir.

Failin işlediği eylem neyse, kural olarak, diğer şerikler, onunla bağlı, o eylemden sorumludur. Müşterek hakimiyet kurmak için fiilin işlenişine doğrudan müdahalede bulunmasına gerek yoktur. Tüm ortakların fonksiyonel işbölümü çerçevesinde kendine düşeni işlemesi yeterlidir. Her birisinin işbölümüne göre görevi farklıdır.

(Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma, ..., s. 632) Bu açıklamalar ışığında; her ne kadar ilk derece Mahkemesince "sanık ...'in de sanık ...'nin eylemlerine birlikte aracı alıp götürmek ve devamında katılan ...'i darp etmek suretiyle iştirak ettiği," gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmişse de "1" nolu bozma sebebindeki açıklamalar ve sanık ...'in araca daha sonra bindiğini beyan ettiğine ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in sanık ... ile aynı eylemi işlemeye yöneldiğini bilerek bu yönde bir irade ortaya koyduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadan sanığın 5237 sayılı Kanun'un

37. maddesi gereğince nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

14. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Nitelikli yağma suçundan tutuklu bulunan sanıklar ... ve ...'ün tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak bihakkın TAHLİYELERİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değillerse derhal salıverilmeleri için Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 304/1. maddesi uyarınca Karabük

SONUÇ / HÜKÜM

2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5217
Karar No
2025/8782
Tarih
21 Ekim 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5128 K.2025/9883)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5061 K.2025/9442)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5059 K.2026/1099)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5047 K.2026/412)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5038 K.2025/8499)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4980 K.2025/9441)

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.