İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/600 Karar: 2026/2686 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/600 K.2026/2686

6. Ceza Dairesi 2025/600 E. , 2026/2686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2694E., 2024/1186 K SUÇ : Nitelikli Tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize h

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/600 E. , 2026/2686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2694E., 2024/1186 K SUÇ : Nitelikli Tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize h

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/600 E. , 2026/2686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2694E., 2024/1186 K SUÇ : Nitelikli Tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/328 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve hırsızlık suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçlardan ayrı ayrı beraatinlerine karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2023/2694 Esas, 2024/1186 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında katılana yönelik yağma ve hırsızlık suçlarından verilen Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2023 gün, 2023/307 Esas ve 2023/328 Karar sayılı beraat hükümlerinin 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1 maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a-c, 62/1, 53, (sanık ... için ayrıca 58) maddeleri gereğince 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri; Sanıkların, yüklenen "Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu" işlediklerine dair katılanın soyut ve aşamalarda değişmesi nedeniyle çelişkili iddialarından başka hiçbir somut delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; beraatlarına dair ilk derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak verildiği anlaşılan mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmesini talebine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; Sanıklar hakkında hem silahla tehdit hem de yağma ve hırsızlık suçlarından cezalandırılmasına, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) anlaşılmıştır. Somut olayda katılan ve sanıkların inşaat sektöründe faaliyet göstermeleri ve zaman zaman karşılıklı ticari ilişki içinde olduklarından birbirlerini tanıdıkları, katılanın olay günü sanık ...'nın kendisini aracıyla almaya geldiğini, Hamza'nın akrabası olan ...'in işyerine gittiklerini, burada çay kahve içerek konuştukları, konuşma sonrasında Hamza ve Hakan'ın katılanı Savaş (Öğretmenler) Caddesine bıraktıkları olayda sanıkların suçu kabul etmedikleri, silahı almadıklarını beyan ettikleri, tanıkların da katılanın beyanlarını doğrulamadıkları, katılanın soyut beyanı dışında sanıkların atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,01.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İnşaat sektöründe birbirini tanıyan taraflar arasındaki olayda Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar hakkında yağma ve hırsızlık suçlarından CMK 223/2-e uyarınca beraat kararı vermiş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi ise beraat hükümlerini kaldırıp TCK 150/1 delaletiyle 106/2-a-c ve 62/1 maddeleri gereğince 2'şer yıl 1'er ay hapis cezasına hükmetmiştir. Hem sanıklar müdafii hem katılan vekili kararı temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo) ilkesi gereğince mahkumiyet, herhangi bir ihtimale değil kesin ve açık ispata dayanmalıdır; katılanın aşamalarda değişen soyut beyanı dışında delil bulunmayan, tanıkların katılanı doğrulamadığı bir olayda mahkumiyet kurulamaz. Karar bu ilkeyi Anayasa'nın 38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6/2 ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 11. maddesindeki masumiyet karinesine bağlamaktadır.

Uygulama Sonucu: 6. Ceza Dairesi, katılanın soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden mahkumiyet kurulmasını hukuka aykırı bularak bölge adliye mahkemesi kararını CMK 302/2 uyarınca, Tebliğname'ye farklı gerekçeyle aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.

Dava Strateji Notu: İstinaf mahkemesi beraati kaldırıp mahkumiyet kurduğunda, savunmanın en güçlü temyiz kozu delil haritasını çıkarmaktır: katılan beyanının aşamalar arasındaki çelişkileri ve tanıkların bu beyanı doğrulamadığı somut biçimde gösterildiğinde Yargıtay masumiyet karinesi üzerinden bozmaya gitmektedir. Alacak tahsili görünümlü tehdit iddialarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin belgelenmesi de şüpheyi büyüten bir savunma unsurudur.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla