Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/6136 E. , 2025/10610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/57 E., 2025/239 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde hükümleri temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bu
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/6136 E. , 2025/10610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/57 E., 2025/239 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde hükümleri temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli kararının sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın sanık ..., Sanıklar ..., ..., ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.09.2024 tarihli kararı ile, yağma suçunun unsurları oluşmadığından sanıklar hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine karar verilmesi ve kabule göre de katılanın zararının giderilip giderilmediği araştırılıp sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan soruşturma aşamasında dinlenen ..., ..., ..., ..., ... ve kamera görüntülerinde katılanın odada olduğu süre içerisinde odaya giren ve koridorda bulunan ... ve ...'ın Mahkemece tanık olarak dinlenmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2025 tarihli ve 2025/57 Esas, 2025/239 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-d, 168/3-2, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında 149/1-a-c-d, 168/3-2, 53, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba; ayrıca sanıklar ..., ..., ... hakkında aynı Kanun'un 58/2-6-7. maddeleri uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58/2-6-7. maddeleri ve5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirliğine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Dairemizin 24.09.2024 tarihli ve 2024/3577 Esas, 2024/9481 Karar sayılı ilamı ile; sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması; kabule göre de zararın giderilip giderilmediği araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma imkânının değerlendirilmemesi ve ayrıca olay hakkında bilgisi bulunan soruşturma aşamasında beyanları alınan ..., ..., ..., ..., ... ile kamera görüntülerinde katılanın odada bulunduğu süre içerisinde odaya giren ve koridorda bulunan ... ve ...’ın mahkemece tanık sıfatıyla dinlenmemesi isabetsizliklerinden dolayı bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bozma kararına uyulmasına karar verdiği anlaşılmıştır. Ne var ki, bozma kapsamında bulunmayan şekilde yeniden bilirkişi raporu alınarak bozma ilamının sınırlarını genişletecek nitelikte delil toplanmış, kabule göre de dinlenmesi gereken tanıklar dinlenmemiştir. Dairemizce açıkça belirtilen "sanıklar hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki bağlayıcı bozma gerekçesine rağmen, bozma doğrultusunda işlem yapılmamış; bunun yerine sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle yeniden mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkeme bozma ilamına uyduğunu açıkladıktan sonra bozmanın gereklerini yerine getirirken yeniden delil toplayarak bozmayı etkisizleştirecek ve fiilen direnecek biçimde yeniden hüküm kurumaz. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.09.2025 tarihli, 2025/4594 Esas ve 2025/8071 Karar sayılı ilamı ile; 21.05.2025 tarihli duruşmada sanık müdafiilerinin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları SEGBİS ile kayıt alınmış ve bu kayıtların dökümünün yapılması amacıyla bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, SEGBİS kayıtlarının yazılı tutanağa dönüştürülmesine ilişkin herhangi bir tutanağın dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla 21.05.2025 tarihli duruşmada SEGBİS ile kayıt altına alınan sanık müdafiilerinin esas hakkındaki savunmalarının yazılı tutanağa dönüştürülüp mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması için ilk derece mahkemesine tevdii kararı verilmiştir. Tevdii kararına istinaden ilk derece mahkemesince düzenlenen 20.10.2025 tarihli tutanakta; SEGBİS video kaydının açılamadığı, sistemin “video kaydı bulunamadı” uyarısı verdiği, bilgi işlem biriminden çağrılan görevliye durumun sorulması üzerine görevli tarafından, video kaydının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden alınmış görünmesine rağmen video kayıt datalarının bilgisayara yüklenmemesi nedeniyle anlık teknik arıza oluştuğu yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun’nun 219. maddesi uyarınca, duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınmasına karar verilen ses ve görüntü kayıtlarının, vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması gerekirken, 21.05.2025 tarihli duruşmanın tutanağa dönüştürülmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 219. maddesine aykırı hareket edilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.07.2017 tarihli ve 2017/1-355 Esas, 2017/357 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; söz konusu aykırılık, duruşma tutanağında duruşmanın seyrini ve sonuçlarını ortaya koyan, yargılama usulünün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlara, sanık ve müdafiinin açıklama ve taleplerine yer verilmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesine de aykırılık teşkil etmektedir. Bu eksiklik nedeniyle, duruşmanın nasıl yapıldığı ile kanuni usul ve esaslara uygun yürütülüp yürütülmediğinin denetlenmesi imkânı ortadan kalktığından, 21.05.2025 tarihli duruşmanın sesli ve görüntülü kayda alındığı belirtilen işlemler yönünden 5271 sayılı Kanun'un 222. maddesi uyarınca ispat güvenirliği de bulunmamaktadır. Nitekim Ceza Genel Kurulu’nun anılan kararında tutanağa dönüştürüldüğünde resmi belge niteliğine kavuşacak olan kayıtların tutanağa dönüştürülmemesi şeklindeki eksikliğin esasa etkili olduğu ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğunun kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiş olup ses ve görüntü kayıtlarının bulunmaması halinde duruşmada yapılan işlemlerin yenilenmesi zorunlu görülmüştür. 21.05.2025 tarihli duruşmanın SEGBİS aracılığıyla kayda alındığının belirtilmesine rağmen, bu kaydın 5271 sayılı Kanun'un 219. maddesi uyarınca yazılı tutanağa dönüştürülmesinin Dairemizin tevdii kararına rağmen mümkün olmaması karşısında, söz konusu eksikliğin giderilebilmesi için duruşma işlemlerinin yenilenmesinin zorunlu olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin hükmü hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli yağmadan mahkum sanıklar; ilk derece mahkemesi Yargıtay'ın beraat yönündeki bozma kararına uyduğunu açıklamasına rağmen yeniden bilirkişi raporu alıp etkin pişmanlık uygulayarak tekrar mahkumiyet kurmuş, ayrıca SEGBİS ile alınan savunma kaydı tutanağa dönüştürülememiştir.
Hukuki İlke: Mahkeme bozmaya uyduğunu açıkladıktan sonra yeniden delil toplayıp bozmayı etkisizleştirecek biçimde fiilen direnemez; CMK 219 uyarınca SEGBİS ile kayda alınan işlemler vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülmeli, aksi halde CMK 221 ve 222 uyarınca ispat güvenirliği kalmaz ve işlemler yenilenmelidir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Bozmaya uyan mahkemenin bozma sınırlarını aşarak yeniden mahkumiyet kurması fiili direnme sayılır ve bozma nedenidir; SEGBİS kaydının tutanağa dönüştürülememesi CMK 219/221/222 kapsamında esasa etkili usul aykırılığı olarak ileri sürülmelidir.