Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/69 E. , 2026/1426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3163 E., 2022/1753 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Esastan reddi ile onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incel
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/69 E. , 2026/1426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3163 E., 2022/1753 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Esastan reddi ile onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık Hakkında Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesine Gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Mağdurun aracı ile cep telefonunun zorla alındığı iddia olunan olayda, mağdurun gece vakti .... isimli kişiden kiraladığı araç ile seyri sırasında sanık ve inceleme dışı diğer suça sürüklenen çocuk ile karşılaştığına, kendisine adres sorduklarına, sorulan adres ile aynı istikamete gittiğinden sanık ve suça sürüklenen çocuğu aracına aldığına, bu sırada sanık ve suça sürüklenen çocuğun ellerinde çuvallar, içlerinde ise bilgisayar ekranı ve kasalar olduğuna, sanığı evvelce tanıdığını sonradan hatırladığına, olayın ertesi günü sanığın geldiğine, araç sahibi ile tanıdık çıktıklarına, zararın ise giderildiğine dair aşamalarda alınan beyanları gözetilerek öncelikle suç tarihinde mağdurun kullandığı araç sahibinin kimliğinin belirlenmesi, tanık sıfatı ile beyanı alınarak bahse konu aracı olay günü kime veya kimlere hangi sebep ile verdiğinin, sanık ve inceleme dışı diğer suça sürüklenen çocuğu evvelce tanıyıp tanımadığının sorulması ile var ise bahse konu araca ait GPS kayıtlarının getirtilmesi, olay gününe ait sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak şayet tespit olunması halinde ise mağdurun anılan soruşturma kapsamında şüpheli veya tanık sıfatının bulunup bulunmadığın denetime olanaklı belirlenmesi ve nihayet suç tarihi ve öncesinde sanık ve suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında irtibat bulunup bulunmadığına yönelik hts kayıtlarının getirtilerek incelenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.02.2026 tarihinde oy birliği karar verildi.