İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/711 Karar: 2025/9172 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/711 K.2025/9172

6. Ceza Dairesi 2025/711 E. , 2025/9172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3166 E., 2024/1811 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, ihaleye fesat karıştırmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek HÜKÜMLER : Düzeltilerek sanıkların beraatlerine

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/711 E. , 2025/9172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3166 E., 2024/1811 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, ihaleye fesat karıştırmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek HÜKÜMLER : Düzeltilerek sanıkların beraatlerine

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/711 E. , 2025/9172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3166 E., 2024/1811 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, ihaleye fesat karıştırmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek HÜKÜMLER : Düzeltilerek sanıkların beraatlerine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 1- Katılan ... vekilinin sanıklar hakkında nitelikli yağma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde: Sanıklar hakkında nitelikli yağma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek suçlarından kurulan hükümler bakımından Maliye Bakanlığı'nın doğrudan zarar görmediği ve görme olasılığı da bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, 2. Sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçu yönünden katılan kurum vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek ve mağdur ... ve katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik nitelikli yağma suçlarından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında, başlıkta sayılan suçlardan yapılan yargılama sonucunda, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2020 tarihli ve 2018/11 Esas ve 2020/149 Karar sayılı kararı ile sanıkların anılan suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği, bu kararın sanıklar müdafileri, o yer Cumhuriyet Savcısı, katılanlar ..., ... ve ... müdafileri, katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 07.01.2021 tarihli, 2021/247 Esas ve 2021/597 Karar sayılı kararında anılan hükümleri özetle eksik inceleme ve araştırmadan dolayı ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e ve 289/1-e maddeleri gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 10.03.2023 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin üstlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan, sanıklar ... ve ...'ın üstlerine atılı mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nın üstlerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, yardım etmek suçlarından mahkumiyetlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik nitelikli yağma suçlarından beraatlerine karar verildiği, sanıklar müdafilerinin, katılanlar vekilinin, katılan kurum vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2023/3166 Esas ve 2024/1811 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gözetilerek, yeniden yargılama yapılmasını ve olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektirmeyen bu hususların, aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; A- Hüküm fıkrasından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılarak yerlerine, “Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin üzerilerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanıkların üzerilerine atılı suçtan BERAAT'lerine; İş bu suç nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi, B- Hüküm fıkrasından sanıklar ... ve ...'un mağdur ...'a yönelik yağma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılarak yerlerine, “Sanıklar ... ve ...'un üzerilerine atılı mağdur ...'a yönelik yağma suçunu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 Sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanıkların üzerilerine atılı suçtan BERAAT'lerine; İş bu suç nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi, C- Hüküm fıkrasından sanık ...'nın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın da suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılarak yerlerine "Sanık ...'nın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın da suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek suçlarını işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 Sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanıkların üzerilerine atılı suçlardan BERAAT'lerine; İş bu suç nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi, D- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik yağma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 Sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık ... müdafinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2020 tarihli ve 2018/11 Esas ve 2020/149 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet ve beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 07.01.2021 tarihli, 2021/247 Esas ve 2021/597 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu kararın 5271 Sayılı Kanun'un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanıkların temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. 5271 Sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 07.01.2021 tarihli, 2021/247 Esas ve 2021/597 Karar bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarih, 2021/67 Esas, 2023/62 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 18.07.20 24... /31 66... /811 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 28.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla