Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/748 E. , 2025/4036 K. "İçtihat Metni" BOZMA S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/441 E., 2024/74 K. MAĞDURLAR : ..., ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/748 E. , 2025/4036 K. "İçtihat Metni" BOZMA S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/441 E., 2024/74 K. MAĞDURLAR : ..., ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.06.2023 tarihli kararı ile, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde tek bir nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu düşünülmeden, yerinde olmayan gerekçe ile iki kez nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli ve 2023/441 Esas, 2024/74 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 35 ve 53.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Diğer sanıkların sanıklar arasındaki ilişki göze alındığında faili oldukları suçtan kurtulmak amacıyla gerçeklikten uzak ve çelişkili beyanlarda bulunduklarına, mağdur beyanlarından anlaşılacağı üzere sanık ...'nun olaylara dahilinin olmadığına, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, suçun işlendiğine dair herhangi bir kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, açıklanan nedenlerle ve resen nazara alınacak nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, sanığın kastının somutlaştırılmadığına, açıklanan ve resen nazara alınacak sebepelerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, Mahkeme aksi kanaatte ise takdiri sebepler gözönünde bulundurularak lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, tüm bu sebepler ve resen gözetilecek sebeplerle , hukuka aykırı gerekçelerle tesis edilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ...'un Temyiz İstemi Suçu işlemediğine, hükmün bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ettiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ve sanık ...'un temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "Yargılama giderinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 326. maddesi uyarınca sanıklardan eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerin ve sanık ...'un temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hükmünden "gerekçeli kararda açıklanacak yargılama giderinin sanıklardan eşit şekilde alınarak hazineye irad kaydına" ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Sanıklara sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine" cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinde nitelikli yağma nedeniyle yargılanan sanıklar hakkındaki ilk hükümler, eylemlerinin bir bütün hâlinde tek bir nitelikli yağmaya teşebbüs suçu oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı suçtan ceza verildiği gerekçesiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesince 05.06.2023 tarihinde bozulmuştu. Bozma üzerine yerel mahkeme her sanığı TCK 149/1-a-c, 35 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapisle cezalandırdı; sanıklar ve müdafileri delil yetersizliği ve suç unsurlarının oluşmadığı iddiasıyla yeniden temyiz etti.
Hukuki İlke: Daire, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin TCK 61/1'deki ölçütlere ve TCK 3/1'deki cezada orantılılık ilkesine uygun olduğunu; ayrıca suçu birlikte işleyen sanıkların yargılama giderlerinden CMK 326/2 gereği ayrı ayrı sorumlu tutulması gerektiğini, giderin sanıklar arasında eşit paylaştırılamayacağını vurguladı.
Uygulama Sonucu: Yargılama gideri bölümü CMK 302/2-4 ve 303/1 uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilerek hükümler onandı; esasa ilişkin temyiz itirazları ise delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı ve vicdani kanının kesin verilere dayandığı belirtilerek reddedildi.
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası verilen hükümde bozma kapsamı dışında kalan esas tartışmasını yeniden açmak zordur; buna karşılık yargılama giderinin eşit paylaştırılması gibi CMK 326/2'ye aykırılıklar bozma gerektirmeden Yargıtay'ca düzeltilebildiğinden, müdafiler bu tür usul hatalarını ancak tali itiraz olarak değerlendirmelidir.