KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/10665 E., 2010/2462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya bedelinden alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava eşya ve ziynetlerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından red edilen ziynetlere ilişkin temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların 22.5.2002 tarihinde görücü usulü ile evlendiklerini davacının devamlı şiddet gördüğünü, davalının müvekkilini döverek "altınlar senin neyine diyerek" elinden aldığını belirterek dava dilekçesinde yazılı eşya ve ziynetlerin mevcutsa aynen değilse bedelinin tahsilini istemiştir.Davalı ise savunmasında davacı ile ondört yıl evli kaldıklarını altın ve ziynetleri evlilikleri sırasında zaruri ihtiyaçları karşılamak için bozdurmak zorunda kaldıklarını diğer eşyaları ise teslim etmeye hazır olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde yazılı ziynet eşyalarının davalı tarafından dövülerek elinden alındığını iddia etmiş davalı ise evlilik sırasında ziynet eşyalarını zorunlu ihtiyaçları için bozdurduklarını savunarak altınların kendisinde olduğunu kabul etmiştir.Davalı altınların davacının kendi rızası ile verildiğini de dinlettiği tanık beyanları ile kanıtlayamamıştır. Öte yandan davalı koca evin iaşesini sağlamak zorundadır.Bu nedenle altınların evlilik birliği içinde davacının rızası ile verilip bozdurulduğu kanıtlanamadığından ziynetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ziynetler yönünden davanın red edilmesi doğru olmadığından hükmün red edilen ziynetler yönünden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/10665, K. 2010/2462, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama