KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/13000 E., 2010/3609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, yeniden inşaat nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece konusuz kaldığından davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının müvekkiline ait taşınmazda 15.10.1975 tarihinden beri kiracı olduğunu, dava konusu bahçeli evin yıkılıp, yeniden inşaat yapılacağını, projesinin hazırlandığını belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı, daha önce ihtiyaç nedeniyle açılan davanın reddedildiğini, kararın kesinleştiğini bildirip, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davalı, yargılama sırasında verdiği 25.9.2009 tarihli dilekçede kiralananı Haziran 2009 tarihinde tahliye ettiğini, ancak davacının anahtarı teslim almadığını belirtmiş, davacı vekili kiralananın tahliye edilip edilmediğini bilmediğini, müvekkili ile bu hususta görüşemediğini ve görüşemeyeceğini bildirmiştir. Kiralananın tahliye edilerek anahtarın kiralayana teslim edildiği davalı tarafından kanıtlanmalıdır.
Kiralananın davalı tarafından tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için boşaltılarak anahtarın kiralayana usulüne uygun olarak teslim edilmesi zorunludur. Bu da tevdi mahalli tayini veya notere anahtarın teslimi ile olur. Kiralanan tahliye ettiğini ileri süren davalı, anahtarı kiralayana teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Anahtar teslimi kanıtlanamadığına göre kira ilişkisinin devam ettiğinin kabulü gerekir.
Bu nedenle mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın konusuz kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/13000, K. 2010/3609, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama